Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6363 E. 2010/9283 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6363
KARAR NO : 2010/9283
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki Tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.11.2010 Salı günü davacı … vekili Avukat … ile davalı… İth. İhr. ve Paz. AŞ vekili Avukat … geldiler. Davalı … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Tekstil Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını diğer davalı şirkete satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … İthalat İhracat ve Paz. A.Ş vekili davacı ile davalı arasında gerçek bir alacak olmadığını, takibin muvazaalı olduğunu, takibin itiraz edilmeden kesinleştirildiğini, ödeme emrini kapatılmış bulunan işyerine gelen borçlu şirket temsilcinin tebliğ aldığını, alacaklı ile borçlu şirket temsilcisinin akraba olduklarını, alındığı iddia edilen borcun hiçbir yerde kaydının olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, tasarruf işleminin danışıklı olmadığı ve davacının alacağının gerçek bir alacak dahi olsa tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, davanın dinlenebilmesi için davacının gerçek bir alacağının bulunması diğer bir deyişle tasarrufta bulunan kişinin gerçekten borçlu olması gerekir.
Mahkemece taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, tasarruf işleminin danışıklı olmadığı ve davacının alacağının gerçek bir alacak dahi olsa tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Tasarrufun iptali davalarında dava şartlarından birisi tasarrufta bulunan kişinin borçlu olmasıdır. Bu özelliği nedeniyle davalı 3. kişi davacının alacağının gerçekte olmadığını iddia edip kanıtlayabilir. Somut olayda alacaklı davacı … kendisinin davalı borçlu … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şirketinin ortaklarından…nın akrabası olduğunu, ….,’nin ekonomik sıkıntı nedeniyle kendilerinden yardım talep ettiğini, kendisinin de Almanya’da kazandıklarını biriktirdiği Merkez Bankası vasıtasıyla havale edip çektiğini ve davalı borçlu şirketin MNG BANK ….,Şubesi hesabına yatırdığını, alacağının gerçek olduğunu ileri sürerek dosyadaki belgeleri sunmuştur. İleri sürülüş ve savunmaya göre ibraz edilen kayıt ve belgeler ile ilgili yeterli araştırma, inceleme yapmadan dava sonuçlandırılmıştır. Bu durumda davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği ve bankalardan alınan belgeler tercüme ettirilerek bunların içeriği belirlenmeli, borç olarak verilen paranın yurt dışından gelmesi nedeniyle resmi beyanda bulunulup bulunulmadığı araştırılmalı, borçlu … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak borç olarak verildiği bildirilen paranın şirket defterlerine kayıt edilip edilmediği saptanmalı, davalı borçlu şirket ile davalı … İthalat İhracat ve Paz. A.Ş arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığına yönelik olarak davalı 3. kişi tanıklarının ifadeleri de gözetilerek inceleme yaptırılmalı, dava dışı… A.Ş ile … İthalat İhracat ve Paz. A.Ş arasındaki bağlantılardan ve ortaklık yapılarından dolayı da davalılar
arasında yapılan satışta davalı … İthalat İhracat ve Paz. A.Ş’nin borçlunun içinde bulunduğu durumu bilip bilmediği açıklığa kavuşturulmalı, satılan yerin kiralandığı … Tekstil Ltd. Şti ile borçlu şirket arasındaki ilişkilere yönelik davacı tarafın iddialarının doğru olup olmadığı üzerinde de durularak toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.