YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6599
KARAR NO : 2011/769
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/10016 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 06.08.2007’de haciz konulan 20 B 8840 plaka sayılı aracın noterde yapılan sözleşme ile 03.08.2007’de üçüncü kişi tarafından satın alınarak hacizden önce mülkiyetin davacıya geçtiğini, Denizli Trafik Tescil Müdürlüğü’nün 21.08.2007 günlü yazı cevabı ile haciz tarih ve saatinin bildirildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlunun ortak olduğunu, icra dosyasındaki son haciz işlemi sırasında üçüncü kişinin haciz mahalline gelerek kimi odaları kilitlediğini, satışın alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı ve hacizden önce mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İcra dosyasındaki istihkak iddiası sırasında haciz tarih ve saatini Emniyet Müdürlüğü’nün 21.08.2007 günlü yazı cevabı ile öğrendiğini belirten üçüncü kişi, dava dilekçesinde de aynı anlatımını sürdürmüştür.
Denizli Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan 21.08.2007 günlü başvuru sonucunda, haczin konulduğu tarih ve saatin aynı gün kaleme alınan yazı ile üçüncü kişiye bildirildiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
12.09.2007’de yapılan istihkak iddiasının ise İİK’nun 96. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde yapılıp yapılmadığını değerlendirilebilmesi için haciz tarihini bildiren yazının elden mi verildiğinin veya posta kanalı ile mi gönderildiğinin tespiti gerekir.
Yukarıda belirtilen inceleme yapılmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre de; 14.09.2007 günlü hacze gelerek borçlunun ortağı olduğunu beyan eden İbrahim isimli şahsın üçüncü kişi olup olmadığı belirlenip, sonucuna göre muvazaa iddiasının araştırılıp değerlendirilmemesi doğru değildir.
S O N U Ç :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.