Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7669 E. 2011/761 K. 03.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7669
KARAR NO : 2011/761
KARAR TARİHİ : 03.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya ait aracı alkollü olarak kullanan dava dışı sürücünün tam kusurlu olarak yaptığı kaza sonucunda ölen yolcunun eşine davacının aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak ödediği 7.456 TL maddi tazminatın davalıdan 15.12.2004 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ölen yolcu…’in mirasçılarına 30.9.2004 tarihinde 20.000 TL maddi tazminat ödedikleri için davacının artık ödeme yapmaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 7.456 TL nin ödeme tarihi olan 15.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili, ölen kişinin araçta hatır için taşındığını ve sürücünün alkol-
lü olması nedeni ile tehlikeli olduğunu bilmesine rağmen araca binerek zararın doğmasında müterafik kusuru bulunduğunu, bu nedenle yapılacak ödemeden B.K’nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca ayrı ayrı indirim yapılması gerektiği savunmuştur. Mahkemece, davalı vekilinin bu savunması üzerinde durularak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.