YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8245
KARAR NO : 2011/1517
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … 1.İcra Müdürlüğünün 2006/2451 Esas sayılı dosyasından, davacıya ait işyerinde bulunan malların 24.05.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile unvan değişikliği yaptığını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre haciz tutanağının 1 ve 2.sırasındaki malların kayden 3.kişiye ait olduğunun saptandığı, 3.sıradaki malın faturası olmamakla beraber borçlu ve davacı 3.kişi şirketler arasında organik bağ tesbit edilmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar 24.05.2007 tarihinde ,takip dayanağı bonoda belirtilen ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste haczedilmiştir.İİK’nun 97/a maddesinde belirtilen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Davacı 3.kişinin, mülkiyet karinesinin aksini kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Somut olayda, borçlu adına ödeme emri 11.03.2006 tarihinde haciz adresinde…isimli şahıs tarafından tebliğ alınmıştır. 04.05.2006 tarihinde aynı adrese haciz için gidildiğinde …isimli şahıs borçlu şirketin ortağı olduğunu beyan etmiş ve tutanağı bu sıfatla imzalamıştır. İİK’nun 8.maddesine göre icra tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğindedir. Dava konusu haczin yapıldığı 24.05.2007 tarihinde ise ödeme emrini tebliğ alan… işyerini devir aldığını beyan etmiş,daha sonra mahalle gelen … ise bu kez 3.kişi şirket ortağı olarak istihkak iddiasında bulunmuştur.
Dosya içerisinde mevcut ticaret sicil kayıtlarından 3.kişi şirketin borcun doğumundan ve takipten sonra 17.10.2006 tarihinde… ve …tarafından borçlu şirket adresinde faaliyete başladığı görülmüştür.Her ne kadar resmiyette borçlu şirket ortağı olarak …. isimli şahıslar görülse de fiilen …isimli şahsında ortak olduğu,borcun doğumundan sonra aynı adreste bu kez başka bir unvanla faaliyetlerine devam ettikleri anlaşılmaktadır.Yapılan bu işlemler danışıklı işyeri devri niteliğinde olduğundan alacaklı yönünden hüküm ifade etmez.
Bir an için işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse dahi, işyeri devri İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapılmadığı gibi, BK’nun 179.maddesi gereğince işyerini devir alan davacının devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından, bu devir alacaklının haklarını etkilemeyecektir.
Bu maddi ve hukuki olgular karşısında mahkemece, davacı 3.kişinin davasının reddine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.