Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8361 E. 2011/3886 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8361
KARAR NO : 2011/3886
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

MAHKEMESİ : Tavşanlı Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … İnş….Tic.Ltd.Şti aleyhine vergi borçlarından dolayı takip yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, … ve … vekili ile davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu Şirket’e usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı …’ın dava açılmadan önce öldüğü ve mirasçıları …, … ve …’un davada yer aldıkları görülmüştür.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ancak dava konusu taşınmazın davalı 3. kişi … tarafından elden çıkarıldığı gözetilerek davalı …’in taşınmazın ilk tasarruf tarihindeki değeri üzerinden alacak ve ferileri ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş hüküm davalı … ve faiz yönünden ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı alacağının aslı ve ferileriyle birlikte takibe konu edilmesinden dolayı faize hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına nazaran davacının tüm temyiz itirazlarının, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, 6183 sK’nın 28/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, buna ilaveten davalı …’in şirket ortaklarından …’ın kayınpederi olmasından dolayı davalı Şirket’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (6183 S.K 30/I) göre davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davanın kabulü halinde kamu alacağının tasarruf tarihindeki miktarı ile sınırlı olacak şekilde iptale ya da bedele dönüşme halinde tasarruf tarihindeki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi infazda tereddüt yaratacak şekilde “amme alacaklarının tahsili için yapılan takiplerdeki vergi aslı ve ferileri toplamı” ile sınırlı biçiminde hüküm kurulması isabetli değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “75.000 TL” ibaresinden sonraki “üzerinden davanın açılmasına neden olan amme alacaklarının tahsili için yapılan takiplerdeki vergi aslı ve feriler toplamı” ibaresinin çıkarılmasına yerine “aşılmamak şartıyla tasarruf tarihindeki borç toplamı 14.436,83 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına ve aşağıda dökümü yazılı 2.536,85 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 25.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.