YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8470
KARAR NO : 2011/1232
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, … 9.İcra Müdürlüğü’nün 2009/12263 Esas sayılı dosyasından, dava dışı borçlu … Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. nin borcu nedeniyle davalı banka şubesine 24.07.2009 tarihinde gönderilen haciz yazısı üzerine davalı bankanın 04.08.2009 tarihli cevabi yazısında borçlu şirketin şubelerinin 82369487 nolu euro hesabında 2.674,01 Euro, 82475935 nolu TL hesabında 1.430,00 TL bulunduğunu, borçludan olan kredi alacakları nedeniyle mevduatın bankalarına rehinli olduğunu, haczin bankanın rehin, hapis ve takas-mahsup haklarından sonra hüküm ifade etmek üzere tatbik edileceğini bildirdiklerini, borçlu ile banka arasındaki kredi sözleşmesinin 17.09.2009 tarihli olduğunu belirterek hacizli menkul hükmündeki mevduat hesabı üzerindeki davalı bankanın istihkak iddiasının reddine, 24.07.2009 haciz tarihi itibariyle rehin hakkı iddiasında bulunan davalı banka yedinde bulunan borçlu firmanın 2.674,01 Euro ve 1.430 TL’nin icra dosyasına ödenmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, davanın süresinde açılmadığını yazının İİK 89/1 niteliğinde olmadığını banka rehni dışında vergi dairesi ve başka kamu hacizleri bulunduğundan davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını borçlu ile banka arasında 13.05.2008 tarihli 100.000 TL kredi sözleşmesi gereği
mevduatın rehinli bulunduğunu ayrıca BK 118/1, 122/1 maddeleri gereğince takas hakları olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; borçlunun davalı 3. kişi bankada bulunan hesabındaki paraya 24.07.2009 tarihinde haciz konulduğu, davalı 3. kişinin hesap üzerinde iddia ettiği rehin hakkıyla ilgili sözleşme tarihinin ise 17.09.2009 olduğu dolayısıyla rehin sözleşmesinin haciz tarihinden sonraki bir tarih olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 99. madde gereğince alacaklı tarafından açılmış 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılması davasına ilişkindir.
Somut olayda davalı banka, davacı alacaklı tarafından gönderilen 24.07.2009 tarihli haciz yazısına borçlunun bankaları nezdindeki parasının borçlu ile banka arasındaki 17.09.2009,13.05.2008 ve 19.06.2008 tarihli kredi alacakları nedeniyle rehinli olduğunu, banka rehin hakkından sonra gelmek üzere haczin işlendiğini belirterek itiraz etmiştir. Davalı banka ile borçlu arasında yapılan yukarıda tarihleri belirtilmiş kredi sözleşmelerinin 5.maddesi “Müşteri, Bankanın merkez ve tüm şubelerinde ve depolarında bulunan ve ileride bulunabilecek olan her türlü emtia ve bunları temsil eden belgeler, vadesi gelmiş veya gelecek olan alacak, TL, döviz ve altın mevduat hesapları, bloke hesapları, nakit, esham ve tahvillerle, senet ve konişmentolar ve tahsile verilen çekler ile vesair tüm kıymetli evrak üzerinde veya kredi hesapları üzerinde bankanın herhangibir ihbara gerek olmaksızın virman takas ve hapis hakkı olduğunu,ve bunların bankaya işbu sözleşmeden doğmuş doğacak ve bankanın tüm şubelerinde her ne şekil ve mahiyette olursa olsun mevcut ve doğacak bütün kredi borçlarını karşılayacak miktarının rehinli bulunduğunu,döviz hesaplarınında bankaca kat’i alışları yapılarak aynı hükümlere tabi olduğu kabul eder.” hükmünü içermektedir. Anılan hüküm gereğince banka ile dava dışı borçlu arasında haciz tarihinden önce yapılmış 13.05.2008 tarihli 100.000TL limitli ve 19.06.2008 tarihli limit arttımı (900.000 TL) sözleşmeleri bulunduğundan bu sözleşmeler gereğince 24.07.2009 haciz tarihi itibarıyla dava-
lı bankanın dava dışı borçludan alacaklı olup olmadığının tesbiti amacıyla davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, inceleme sonunda haciz tarihi itibarıyla bankanın borçludan alacaklı olduğunun belirlenmesi halinde alacak miktarı üzerinden sözleşmenin 5.maddesi gereğince bankanın rehin hakkının bulunduğunun kabülü ile davacı alacaklının davasının reddi, aksi halde şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken sadece 17.09.2009 tarihli sözleşme değerlendirilerek hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi banka vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 15.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.