YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8481
KARAR NO : 2010/11189
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, 5.448,51 TL hasar bedelinin tahsili istemine yönelik olarak başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini açıklayıp, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, Üsküdar 2. İcra Müdürlüğünün 2009/12336 sayılı dosyasında takibe konu 3.812 TL asıl ve 29.53 TL işlemiş yasal faiz yönünden itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, şartları oluşmadığından inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2010/8481
2010/11189
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince icra takibi ile temerrüt faizi olarak ticari (%29 oranında) faiz istenilmiş, ancak mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Zarara neden olan kamyon ticari araç olup hükmedilen tazminata ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekir.
3-Tespit dosyasına ait masraflar ile vekalet ücretinin asıl dava ile hüküm altına alınması gerektiğine hükmün gerekçe bölümde işaret edilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasında buna yer verilmemiş olunması da doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendindeki “ alacak ile 29,53 TL işlemiş faize ” tümcesinin çıkarılmasına ve yerine “alacağa ve işlemiş ticari faize ” tümcesinin yazılmasına ,3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle 6.bendindeki “172,30 TL si ile birlikte” tümcesinden sonra gelmek üzere “ 251,66 TL tespit masrafı ve 160 TL tespit vekalet ücretinin” tümcesinin eklemesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 39,85 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 171,10 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.