Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8504 E. 2011/1212 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8504
KARAR NO : 2011/1212
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … 6.İcra Müdürlüğünün 2010/2767 Esas sayılı dosyasından, davacı şirkete ait olan işyerindeki malların 23.02.2010 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde borçluya ait belgeler bulunduğu, haczedilen malların alacaklının borçluya sattığı ayakkabılar olduğu, borçlu ve davacının alacaklılardan mal kaçırma amacı ile birlikte hareket ettiklerinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı 3.kişinin haciz adresinde 04.02.2010 tarihinde faaliyete başladığı ve bir kısım ayakkabıları dava dışı … … isimli şahıstan satın alarak bedelini ödediği, mahalde borçluya ait belgenin bulunmasının tek başına malların borçluya ait olduğunun kabulü için yeterli olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçlunun vergi kaydında belirtilen adreslerinden olan bir adreste 23.02.2010 tarihinde yapılmıştır. Haciz sırasında borçluya ait hesap özetleri bulunmuştur.
Borç kaynağı çek 31.12.2009 tarihli olmakla birlikte çekin dayanağı borç ilişkisi, alacaklının borçluya sattığı ayakkabı bedelinin tahsiline ilişkin olup bu satış 23.01.2009-05.11.2009 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Davacı 3.kişi ise borçluya ait bu adreste, borcun doğumundan sonra 04.02.2010 tarihinde faaliyete başlamıştır. Vergi kaydına göre borçlu adresten 07.12.2009 tarihinde ayrılmıştır. Tanık beyanlarına göre ise borçlunun haciz adresini boşaltması 2010 Ocak ayı başıdır. İddiaya göre bu tarihten sonra aynı işyerinde dava dışı … … isimli şahıs bir süre faaliyette bulunmuş ve daha sonrada davacı bu şahıstan işyerini devir almıştır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, haciz adresinin borçluya ait iken, borcun doğumundan sonra işyerinin 1 ay gibi kısa bir süre içerisinde iki kez el değiştirmesi alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapılmış danışıklı işyeri devri niteliğindedir. İşyeri borçlu tarafından 3.kişiye devredilmiş olmasına karşın dava dışı … … isimli şahıstan devir alınmış gibi fatura düzenlenmesi, BK’nun 179. maddesindeki işyerini devir alan şahsın sorumluluğunu bertaraf etmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Danışıklı işyeri devri alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi BK’nun 179.maddesine göre de davacı 3.kişi devir aldığı işletmenin borçlarından sorumludur.
Bu durumda, mahkemece davacı 3.kişinin davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.