Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8532 E. 2011/4355 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8532
KARAR NO : 2011/4355
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

lar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … İpek ve M.Abdülkadir Uslu vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … Mukavva San. ve Tic. A.Ş., … ve dava dışı Uslu grubu şirketleri ile kefillerinden olan alacaklarını tahsil edemediklerini, ancak borçluların ticari faaliyetlerini davalı … Kağıt Kutu Amb. San. ve Tic. A.Ş. üzerinden yürüttüklerini, ayrıca … tarafından borçlu … Mukavva San. ve Tic. …den cebri icradan satın alınan taşınmazın daha sonra … Kağıt Kutu Amb. San. ve Tic. …ne satıldığını öne sürerek taşınmaz satışına ilişkin tasarrufun iptali ile … Kağıt Kutu Amb. San. ve Tic. …nin borçlu … Mukavva San. ve Tic. A.Ş. ve … ile Uslu Grubuna ait olduğunun tesbitine ve kendilerine bu şirket hakkında cebri icra yapma yetkisi verilmesine, ayrıca kredi borçlularının kendilerine olan 43.297.356.00 TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … … Kağıt Kutu Amb. San. ve Tic. A.Ş., …, …, … Mukavva San. ve Tic. A.Ş., … ve … A.Ş. davanın
reddini savunmuşlar, diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile vekalet ücretine ilişkin olarak da davalılardan … … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından borçlular aleyhine yapılan icra takiplerinin ve alacağın kesinleşmiş olması nedeniyle dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İİK.nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1 ). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı) Genellikle, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından
Mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir.
İİK.nun 277. maddesinin birinci fıkrasında iptal davasının konusunu 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı tasarruflar olarak belirtilmiştir. Tasarruf malvarlığını doğrudan doğruya etkileyen, malvarlığında eksilmeye yol açan, yani malvarlığının aktifini etkileyen işlemlerdir. Diğer bir anlatımla borçlu davalının mal varlığında eksilmeye yol açan işlemler diğer koşulların bulunması halinde iptale tabidir. Davacı alacaklılar tasarrufun iptali davasını açtıklarında borçlu davalıların hangi tasarrufi işlemleri ile mal kaçırdıklarını açıkça bildirmeleri gerekmektedir. Somut olayda alacaklı davacı borçlu davalıların kendisine olan borçlarını ödeyemediklerini ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile başka isim altında kurdukları şirkete malvarlıklarını aktardıklarını öne sürerek yapılan işlemlerin iptalini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece alacaklı davacıdan hangi borçlular hakkında dava açtıklarının, bu borçluların hangi danışıklı işlemleri ile alacaklılardan mal kaçırdıklarının açıkça ve tereddüte yer vermeyecek şekilde sorulması, yeni kurulan … Kağıt Kağıt Kutu Amb. San. ve Tic. …ne borçlu davalılar tarafından sermaye aktarımı yapılıp yapılmadığı, diğer bir anlatımla kurulan şirkete kendi mal varlıklarından bir aktarım yapılıp yapılmadığı veya bu şirketin pasifinin yani borçlarının üstlenilip üstlenilmediğinin davalı borçlular ile üçüncü kişi konumundaki davalı … Kağıt Kutu Amb. San. ve Tic. A.Ş. ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişiler vasıtası ile inceleme yapılarak belirlenmesi, yapılan inceleme sırasında borçlu davalılar tarafından yapılan bir mal varlığı aktarımı var ise bu aktarımın yapıldığı tarihin tasarruf tarihi olarak kabulü ile hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlayacağının göz önünde bulundurulması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte
değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar … nun temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … …’ya geri verilmesine 5.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.