YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8563
KARAR NO : 2010/11081
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2005/10709 sayılı takip dosyasında, Adana İli, İmamoğlu ilçesi, Koyunevi Köyü … parsel sayılı taşınmazın yanlış mevkisinde 24.5.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında haczedilerek satışı yapan 16.900 kg buğday ürününün müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, buğday bedeli olan 54,21 TL.nin müvekkiline iadesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, üzerinde haciz uygulanan gayrimenkullerin tapusuz olup birden fazla kişi tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiş ve icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2005/10709 sayılı takip dosyasında davalı alacaklıya ödenmiş olan 54,21 TL. satış bedelinin davalı alacaklıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi, Koyunevi Köyünde bulunan … numaralı parselin bir bölümünde buğday ekimi yaptığını, 24.5.2007 tarihinde … nolu parsel üzerinde haczedilen buğday mahsulünün kendisine ait olduğunu, haczin taşınmazın yanlış bölümünde yapıldığını ileri sürerek istihkak davası açmıştır.
2010/8563-11081
Dava konusu parselin tapu kaydının bulunmadığı, tapu kütüğündeki sayfasının davalı olması nedeniyle boş olduğu, taşınmazın birden fazla kişi tarafından kullanıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Somut olayda çözümlenmesi gereken husus, taşınmazın haciz uygulanan kısmının davacı 3.kişi tarafından kullanılan (ekim yapan) kısım olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişiler aracılığıyla dava konusu parsel üzerinde 24.5.2007 tarihinde yapılan hacizde mahalli bilirkişi Hikmet Gülbahar, taşınmazın fen bilirkişisi tarafından tespit edilen bölümünün borçlu tarafından kullanılmakta olduğunu, üzerinde bulunan ürünün de borçluya ait olduğunu belirtmiş, bu bölüm (parselin orta kısmındaki 50.000 m2lik bir alan olarak) fen bilirkişinin rapor ve krokisinde gösterilmiştir. Mahkemece yapılan keşifte ise dinlenilen davacı tanıkları taşınmazın orta bölümünün davacı 3.kişi tarafından ekildiğini beyan ederek çelişkiye neden olmuşlardır.
Öte yandan davacı tarafından dosyaya sunulan çiftçi kayıt sistemi belgesinden davacının 2006 üretim yılı sezonunda dava konusu … nolu parselden (buğday ve ayçiçeği olarak) iki ürün aldığı anlaşılmaktadır. Tüm bu maddi olgular her beraber değerlendirilerek karar verilmelidir.
Bu Durumda mahkemece davacı 3.kişinin haciz tarihi öncesinde dava konusu parsel üzerinde hangi mahsulü yetiştirdiği, iki ürün alınabiliyorsa ürünlerin hasat edilebileceği zamanlar ilçe tarım müdürlüğünden sorulmalı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağında mahalli bilirkişi olarak dinlenilen Hikmet Gülbahar gerekirse yeniden dinlenilmeli ve davacı tanıklarının beyanları ile oluşan çelişki giderilmeli, … nolu parsel üzerinde ekim yapan diğer kişilerin isimleri de araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.