Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8921 E. 2011/2631 K. 23.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8921
KARAR NO : 2011/2631
KARAR TARİHİ : 23.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı adına kayıtlı aracın karıştığı trafik kazasında 3.kişiye ait araçta hasar meydana geldiğini ve aracın sürücüsünün yaralandığını, müvekkiline trafik sigortalı aracı olay anında davalının oğlu 16 yaşındaki ehliyetsiz sürücü …’nın kullandığını ve olayda %100 kusurlu olduğunu, zarar gören dava dışı 3.kişilere 1.297,98 TL hasar bedeli ile 3.034,61 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 4.332,59 TL ödendiğini belirterek 1.297,98 TL’nin 30.9.2005, 3.034,61 TL’nin 31.10.2005 ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, olay sırasında aracı müvekkilinin kullandığını, Kumluca Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/155 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava dışı karşı aracın sürücüsünün olayda 2/8 oranında kusurlu olduğunun tesbit edildiğini, kusur oranına göre tazminattan indirim yapılmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 993,73 TL hasar bedeli, 3.034,61 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, de
ğerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı …’nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ZMSS poliçesine dayanılarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK’nun 95/2.maddesi uyarınca, sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması yada indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. ZMSS poliçesi genel şartlarıın 4/c maddesi hükmü uyarınca ehliyet belgesine sahip olmayan kişi tarafından aracın kullanılması sırasında kazanın oluşması halinde de, sigortacı 3.kişinin zararını karşıladıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebilir. Davacı … şirketinin aracın ehliyetsiz kullanılmış olması nedeniyle bu aracın neden olduğu kaza sonucu 3.kişiye ödenen sigorta tazminatını talebe hakkı bulunmaktaysa da, bu talebi sigortalı aracın kusur oranına isabet eden miktarla sınırlıdır.
Somut olayda, davacı vekili, davalı sigortalısına ait aracın dava dışı ehliyetsiz sürücü … yönetiminde iken meydana gelen kazada 3.kişiye ait aracın hasarlandığını ve sürücüsünün olayda yaralandığını, 1.297,98 TL araç hasarı ile 3.034,61 TL tedavi giderinin zarar gören 3.kişiye ödendiğini, sigortalı aracın sürücüsünün olayda %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek toplam 4.332,59 TL alacağın ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarında sigortalı aracın sürücüsü …’nın olayda %75 oranında kusurlu olduğu, zarar gören 3.kişiye ait araçta 1.324,98 TL tutarında hasar ve 3.034,61 TL tutarında tedavi gideri (masrafı) oluştuğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin araç hasarı yönünden talebi 1.297,98 TL olup bilirkişi raporunda her nekadar 1.324,98 TL tesbit edilmiş ise de HUMK’nun 74.maddesi uyarınca talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden, talep olunan 1.297,98 TL araç hasarı bedelinin %75 kusur oranına isabet eden 973,49 TL’lik kısmı, yine 3.034,61 TL tedavi giderinin %75’i olan 2.275,96 TL’lik kısmı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davacının talebini aşan, bilirkişi raporunda belirtilen 1.324,98 TL hasar bedelinin %75’i 993,73 TL araç hasarı ile davalı tarafın kusur oranına göre indirim yapılmadan 3.034,61 TL tedavi giderinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de davalı, duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirmesine ve davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalı yararına da vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu yada olumsuz hiç karar verilmemiş olması da isabetli görülmemiştir.
4-Davacı … vekilinin temyiz itirazına gelince; davacı vekili, dava dilekçesinde 1.297,98 TL hasar bedelinin 30.9.2005, 3.034,61 TL tedavi giderinin 31.10.2005 ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece, 993,73 TL araç hasarı ile 3.301,61 TL tedavi masrafının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HUMK’nun ilgili hükümleri uyarınca hakim tarafların her talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek durumunda olup faiz hususunda hüküm kurulmaması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …’nın, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Ergo Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 23.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.