YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9134
KARAR NO : 2011/4692
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın pert olması nedeniyle 21.00 TL araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının BK’nun 58.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu elektrik trafosunun muhafazasını gereği gibi yerine getirmediğinden ve bakımını ihmal ettiğinden zararın tamamından sorumlu olacağını belirterek 6.612 TL sovtaj bedelinin mahsubu ile bakiye 14.388 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müterafik kusur, kaçınılmazlık ve BK 43.maddesine göre hükmedilecek tazminattan indirim yapılmasını, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK’na aykırı olarak aracını tehlikeye maruz bırakacak şekilde park edip zararın meydana gelmesine ve artmasına katkıda bulunduğundan müterafik kusurunun olduğunu, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, müvekkilince tüm önlemler alınmasına rağmen bu tür kazaların meydana gelmesinin önlenememesinin kaçınılmazlık ilkesi ile ifade edildiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 12.949,20 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesinde dayalı olarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275.maddesi hükmü uyarınca “mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir”.
Somut olayda, davacı vekili davalı idarenin bakım, onarım ve muhafaza sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle elektrik trafosunda meydana gelen patlamadan dolayı tamamen kusurlu olduğunu belirterek 14.388 TL tazminatın (araç bedelinin) davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı vekili, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün aracını Karayolları Trafik Kanununa aykırı ve tehlikeye maruz kalacak şekilde park ederek zararın meydana gelmesine ve artmasına katkıda bulunduğunu, bu nedenle olayda müterafik kusurunun olduğunu, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı zarar görenin, gerçek zararından sorumludur. Kusur durumunun ve haksız fiil nedeniyle oluşan gerçek zarar miktarının tesbiti uzman bilirkişi incelemesini gerektirir. Davalı vekilinin açıkça kusur yönünden inceleme yapılmasını ve davanın reddini savunmuş olmasına göre, kusur ve hasarı kabul etmemiş sayılır. Bu durumda mahkemece kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan tarafların olaydaki kusur durumları ve davacıya sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarının tesbiti yönünden tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar birlikte gözetilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin hasar miktarı ve olaya itirazının olmadığından bahisle hiç inceleme yaptırmaksızın yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; davalı … dağıtımı gibi tehlike yaratacak iş yapan bir kuruluştur. Tesisin sahibi ve işleticisi olması sıfatıyla da gerek özel kuruluş kanunu ve gerekse BK’nun 58.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunan kurumlardandır. Yaptığı işin özelliği itibariyle ken
disinden yüksek özen yükümlülüğü göstermesi beklenir. Kusursuz sorumluluk halinde, kusur bir koşul olarak aranmadığı gibi kusursuz sorumlu olduğu iddia edilen tarafta; olayla zarar arasındaki illiyet bağının mücbir sebep, zarar görenin veya 3.kişinin tam kusuru ile kesildiğini kanıtlamak suretiyle sorumluluktan kurtulabilir. BK’nun 43.maddesi kusura dayalı sorumluluk hallerinde uygulanabilir.
Bu durumda, davalı …’ın sorumluluğu kusura dayanmadığından, davada uygulanma yeri bulunmayan BK’nun 43.maddesi gereğince; tazminattan indirim yapılmaması gerekirken, mahkemece davalının kamu hizmeti gören kurumlardan olması, elektrik tüketiminin sürekli artması bu nedenle hatların düzenli bakım ve onarımının yapılamamasından bahisle BK’nun 43.maddesine göre hasardan %10 indirim yapılarak tazminata hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.