YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9445
KARAR NO : 2011/2238
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün 2009/2300 Esas sayılı takip dosyasından, davacı şirkete ait işyerindeki malların 10.02.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,haciz yapılan yerin borçluya ait olduğunu ve mahalde borçluya ait pek çok belgenin bulunduğunu, İİK’nun 97/a maddesindeki karinenin borçlu yararına olduğundan haksız çılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haczin 3.kişi elinde yapılmış olması nedeniyle alacaklının istihkak davası açması gerekirken açmadığından 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı ve haczin kalkacağı anlaşılmış ise de istihkak davasının sonuçlanmasında 3.kişinin yararı bulunduğu, borçlu ve davacı şirketlerin ortakları arasında organik bağ bulunduğu ve adres birlikteliği olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki ticaret sicil kayıtları ve haciz tutanağı içeriğinden haciz adresinin borçlu ve davacı şirketlerin ortak adresleri olduğu sabittir. İİK’nun 97/a maddesi 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.kişinin malı birlikte elde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Yani mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delilerle ispatlanması gerekmektedir. Davacı 3.kişi hacizli malların kendisine ait olduğuna dair hiçbir mülkiyet belgesi sunmadığı gibi pompaların Petrol Ofisi AŞ ait olduğunu belirttiğinden bu mallar yönünden aktif dava ehliyeti dahi yoktur.
Bu durumda, mahkemece 3.kişinin davasının pompa ve buna bağlı sitemle ilgili davanın husumet yokluğundan, diğer mallar yönünden karine aksinin ispatlanmadığı gerekçesi ile bahisle reddi yerine, dava açma külfetinin alacaklıya yüklendiği gibi bir durum söz konusu olmadığı halde bu külfetin alacaklıya yüklenerek, süresinde dava açılmadığından istihkak iddiasını kabul ettiği ve hatta haczin kalktığı gibi hatalı bir tesbit yapılmış ise de karar gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek sonuç itibari ile doğru olan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişi alınmasına 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.