Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9523 E. 2011/4901 K. 17.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9523
KARAR NO : 2011/4901
KARAR TARİHİ : 17.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … diğer davalının ikametgahı olan Gemlik mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak yetki itirazında bulunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece mahkemenin yetkisizliğine dosyanın talep halinde yetkili Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle bu davalar genel yetki kurallarına göre HUMK.nun 9. Maddesi uyarınca davalıların ikametgahı mahkemesinde görülür. Davalılar birden fazla ise davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir Alacaklı davacı ile borçlu davalı arasında yazılı yetki sözleşmesi varsa sözleşmede gösterilen yer mahkemesi de HUMK.nun 22. maddesine göre yetkilidir. Bu tür davalarda borçlu ile üçüncü kişi konumundaki diğer davalı arasında zo-
runlu dava arkadaşlığı olduğundan borçlu davalı tarafından yapılan yazılı yetki sözleşmesi diğer davalıyı da bağlar. Yine bu tür davalarda HUMK.nun 13. Maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Somut olayda davacı alacaklı …’ın icra takibine konu ettiği ve davalı … tarafından imzalanan alacağın dayanağı iki adet kambiyo senedinde Gaziosmanpaşa mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiştir. Bu durumda davacı davasını yetkili mahkemede açmış olduğundan mahkemece davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.