Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/954 E. 2010/5862 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/954
KARAR NO : 2010/5862
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, … 1. İcra Müdürlüğünün 2009/633 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirkete ait işyerinde 09.04.2009 tarihli haciz sırasında, davalı 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili,haciz konusu mallarla ilgisi bulunmadığını ve istihkak iddiasında bulunan şahsın yetkilisi olmadığını ve dava koşulu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, haciz sırasında 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunan Bülent Kılınç’ın borçlu şirketin temsilcisinin kardeşi ve çalışanı olduğundan İİK’nun 85/2 maddesinde belirtilen borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran kimse olarak istihkak iddiasında bulunabileceği ve borçlu ve davacı arasındaki işyeri devrinin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapılmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava alacaklının İİK’nun 99. Maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3.kişi elinde haczedilmesi üzerine 3.kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunmasıdır. 3.kişi tüzel kişi ise, tüzel kişilik adına istihkak iddiası tüzel kişiyi temsile yetkili organca ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi temsile yetkili olmayan kişinin, haczedilen malın şirkete ait olduğu yolundaki açıklamaları şirket adına yapılmış geçerli bir istihkak iddiası sayılamaz.
Somut olayda, dava konusu 09.04.2008 tarihinde yapılan haciz sırasında ve İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük sürede davalı şirket yetkilileri tarafından yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası bulunmadığı ve istihkak iddiasında bulunan şahsın çalışan veya borçlu yetkilinin kardeşi olması sıfatıyla bu iddiayı ileri sürme yetkisi olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, davanın dava koşulu yokluğu nedeniyle reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 22.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.