Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9794 E. 2011/10175 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9794
KARAR NO : 2011/10175
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların murisi … adına kayıtlı zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracı dava dışı sürücü … kullanırken meydana gelen kazada ölen kişilerin mirasçılarına davacının ödemek zorunda kaldığı destekten yoksun kalma tazminatının rücuan tahsili amacı ile başlatılan takibe davalılar itiraz ettiğinden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalıların işleten sıfatı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. 2918 sayılı KTK’nun “işleten ve araç işleticisinin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlığını taşıyan 85.maddesi uyarınca; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 3. maddesi gereğince İşleten; Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
Erzin Emniyet Müdürlüğünün 5.2.2010 tarihli yazısından kazaya sebebiyet veren … plakalı kamyonun davacıların murisi (kardeşleri) …’e ait olduğu ve Hatay SHM nin 25.3.2010 tarihli veraset ilamından da araç maliki erol ataseverin 1992 yılında öldüğü ve mirasçılarının davalılar ile birlikte dava dışı sürücü …, … ve … olduğu anlaşılmıştır. Tereke üzerinde iştirak halinde mülkiyet sözkonusu olduğundan dava dışı sürücü halimde dahil tüm mirasçıların davanın tarafı yapılması gerekmektedir. Taraf teşkili sağlanmadan ve ayrıca davalıların mirası red ettiklerine dair karar bulunmamasına, terekenin de borca batık olduğu iddia ve ispat edilmediğine göre mirasçıların işleten sıfatının bulunduğu nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.