Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9890 E. 2011/3111 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9890
KARAR NO : 2011/3111
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı karşılık davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili,İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2009/39569 Esas sayılı dosyasından, davacının 18.11.2009 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı 39 ER 622 plakalı aracın trafik kaydı üzerine borçlu şirketin borcundan dolayı haciz konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu aracın alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak davacı 3.kişiye satıldığını belirterek, istihkak davasının reddini ve davacı ve borçlu arasındaki tasarrufun iptali istemi ile İİK’nun 97/17, 277-280 maddeleri gereğince açtığı karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçlu ve 3.kişi arasında organik bağ bulunmadığı, alacaklının davacının kötü niyetini ispatlayamadığından bahisle istihkak davasının kabulüne karar verilmiş; davalı-karşılık davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşılık olarak İİK’nun 97/17 ve 277-280 maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptaline ilişkindir.
İ.İ.K.’nun 97/17. maddesinde, istihkak davasına karşı haciz yaptıran alacaklının İİK.’nun 11.babı hükümlerine dayanarak, geçici veya kesin aciz belgesi vermeden karşılık iptal davası açabileceği dava ve karşılık davada tarafların gösterecekleri bütün delillerin mahkemece serbestçe değerlendirileceği yazılıdır. HMUK’nun 203. maddesinde ise karşılık davanın esas hakkındaki cevap dilekçesinde bildirmek sureti ile açılacağı açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda 3.kişi tarafından açılan istihkak davası dava dilekçesi örneği alacaklıya tebliğ edilmiş olmasına karşın, cevap dilekçesi ile alacaklı karşılık dava açmamıştır.
Alacaklının davası 19.02.2010 tarihinde bağımsız dava şeklinde açılmıştır. Karşılık dava olarak açılmayıp, ayrı dava olarak açılan iptal davalarının İcra Mahkemesinde görülemeyeceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 24.2.1954 gün E:2 K:7 sayılı kararı gereğidir.
Bu durumda, iptal davasının görev yönünden reddi ile dosyanın başvuru halinde, değere göre görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi yerine, gerekçe kısmında mahkemenin görevli olmadığı belirtilmesine rağmen hüküm kısmında bu konuda bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş, tasarrufun iptali davası ile ilgili görevsizlik kararı verilmesinden sonra, davanın açılması halinde bu davanın da mahkemede bekletici mesele yapılarak kesinleşen sonucuna göre karar verilmesi aksi halde şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı –karşılık davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı karşılık davacı alacaklıya geri verilmesine 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.