Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9929 E. 2010/11253 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9929
KARAR NO : 2010/11253
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin desteği oğlunun öldüğünü, bu nedenle müvekkilinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, 6.500,00 TL destek tazminatının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusur ve limit oranına göre sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, desteğin davacıya sağlayacağı ortalama desteğin % 3 oranında olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.510,05 TL’nin dava tarihinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı destek tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının destek zararlarının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ev hanımı olduğu halde, hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri indirimi yapılmıştır. Esasen bu indirimin yapılabilmesi için davacının çalışan, geliri olan, desteğin yetiştirme giderlerini kısmen de olsa üstlenmiş olan kişilerden olması gerekmektedir. Oysa davacı anne ev hanımıdır. Bir geliri yoktur. Yetiştirme giderleri dava dışı desteğin babası tarafından karşılanmaktadır. Bu itibarla, davacı anne için hesaplanan destek tazminatından yetiştirme gideri indirimi yapılması doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı anneye desteğin gelirinin % 3’ü oranında pay ayırabileceği sonucuna varılmış olup, bu oran esasen dosya
2010/9929
2010/11253
kapsamına göre azdır. Yerleşik uygulamalara göre, öncelikle desteğin elde edeceği gelir olarak kabul edilen asgari ücretin % 30’unu desteğin kendisi için ayıracağı kabul edilerek, geride kalan % 70’inden başlangıçta toplam % 50’sinin anne ve babasına ayıracağı, desteğin zamanla evlenmesi sonucunda bu oranın % 30’a düşeceği, daha sonra çocuk sahibi olmasına ve çocuk sahibine göre bu oranın % 20, % 15 veya % 10 oranına düşeceği esas alınarak, bu ilkelere göre davacı ile ölen desteğin sübjektif durumları nazara alınarak, yaşamı süresince farklı oranlarda destek olacağının kabulü ve buna göre anılan oranların yarısı üzerinden davacı anneye tazminat hesabı yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, gerektiğinde aynı ya da başka bilirkişiden rapor alınarak, davacıya çeşitli dönemlerde desteğin gelirinden ne oranda pay ayrılabileceğinin denetime elverişli ve bu konudaki itirazları karşılayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.