YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10068
KARAR NO : 2012/3379
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nın aleyhine yapılan icra takibini karşılıksız bırakmak amacıyla adına kayıtlı iki taşınmazı 26.7.2006 tarihinde dava dışı …’a onunda aynı taşınmazları 19.1.2007 tarihinde eşit hisselerle davalılar Ali ve …’a sattığını belirterek taşınmaz satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir, 9.9.2009 tarihli dilekçesi ile …’ın davaya dahil edilmesini istemiştir.
Davalı borçluya ilanen tebligat yapılmış savunma yapmamıştır.
Davalılar Ali ve … vekili,26.7.2006 tarihli tasarrufla ilgili olarak … aleyhine dava açılmadığından müvekkillerine husumet yöneltilemiyeceğini, müvekkillerinin iyiniyetli 4.kişiler olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı … vekili, dava açıldığı sırada davacının, müvekkiline yapılan satışı bildiğinden dahili dava yoluyla taraf teşkili sağlanamıyacağını, müvekkilinin davalı borçludan dava konusu taşınmazlar dışında üç taşınmaz daha aldığını, tapudaki bedel dışında borçluya banka aracılığıyla 309.500 Dolar ve 115.000 Euro ödendiğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia,savunma toplanan delillere göre, hernekadar taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri, keşif suretiyle tesbit edilen rayiç değerlerin altında ise de, ülkemizde fazla harç ödememek için tapuda satış bedellerinin düşük gösterilmesinin doğru bir davranış olmamakla birlikte sıkça rastlanan olağan bir durum olduğu, davalı …’ın keşifte saptanan rayiç değere uygun düşecek şekilde davalı borçluya tapu bedeli olarak banka kanalı ile ödeme yaptığı,ve bu ödemelerin borçlu tarafından tahsil edildiği, davalılar arasındaki tasarrufun davacıyı zarara uğratma kastıyla yapıldığı konusunda inandırıcı başkaca delil elde edilemediği, banka kanalı ile tapu bedeli olarak yapılan ödemeler gözönünde tutularak dahili davalı … hakkındaki davanın ve taşınmazları bu kişiden satın alan 3.kişi konumunda olan ve kötüniyetleri de ispat edilemeyen davalılar … ve … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK ve 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 280/1 madde, malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir hükmünü içermektedir.
Somut olayda davacı vekili borçlu ile davalı … …’ın aynı muhitte aynı handa aynı işkolunda çalıştıklarını birbirlerini tanıdıklarını ve davalı 3.kişi …’ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunu iddia etmiş ancak mahkemece bu iddia yeterince araştırılmamıştır. Dosya kapsamındaki ticari sicil kayıtlarından borçlunun … Tekstil Ltd. Şti ve … Tekstil’in; davalı 3.kişi …’ın ise … Tekstil’in ortağı olduğu anlaşıldığından bu şirketlere ait kuruluşlarından itibaren tüm sicil kayıtları getirtilerek ve ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak İİK 280/1 maddeye göre iptal koşullarının bulunup bulunmadığı belirlenmeli yine borçlunun aynı gün aynı işhanından beş taşınmazı davalı …’a satması-
nın hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı yönü karar yerinde tartışılmalıdır. Diger yandan, davalı 3.kişinin borçludan aldığı beş taşınmaz için tapu dışında yaptığı ödemelerin hangi taşınmaz için nekadar ödeme yaptığı belli olmadığından dava dışı 3 taşınmaz (6,32,49 nolu parseller) yönünden de keşif yapılarak bedel farkı bulunup bulunmadığının tesbiti ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.