YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10526
KARAR NO : 2011/12428
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı (Alacaklı) vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3484 Takip sayılı dosyasında trafik kaydına 24.06.2010‘da haciz konulan …plaka sayılı aracın 18.12.2008’de noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini, satış bedelinin ödendiğini, davacının kardeşleri ile birlikte galericilik yaptığını ve borçlunun isteği üzerine üç aracını aynı anda aldıklarını, bu sırada trafik kayıtlarında sınırlama olmadığını tespit ettiklerini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, satışın alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce üçüncü kişi tarafından satın alındığı ve mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiği“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, tazminat talebi reddedildiği
için davalı alacaklı yararına vekâlet ücretine hükmedilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve vekâlet ücreti yönünden de davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97. maddesinin 13. ve 15. fıkralarında düzenlenmiş bulunan gecikme ve kötü niyet tazminatları asıl hükmün bir sonucu olup yasal koşullarının gerçekleşmesi halinde Mahkemece re’sen hükmedilmesi zorunludur. Bunun için tarafların tazminat isteğinde bulunmasına dahi gerek yoktur. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Buna göre istihkak iddiasının dava konusu yapılan tüm mahcuzlar yönünden kabulü ya da reddine yönelik karar asıl hüküm olduğundan, koşulları varsa asıl hükümle birlikte tazminata da hükmedilmesi, yoksa tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekli ve yeterlidir.
Somut olayda Mahkemenin davacı üçüncü kişi yararına kötü niyet tazminatına hükmedebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleşmediği yönündeki kabulü ve değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte bunu ifade etmek üzere davanın kısmen kabulüne ibaresini kullanması hükmün infazında tereddüt de yaratacak mahiyettedir ve hatalıdır.
Gerçekten de Mahkemece dava konusu tüm mahcuzlar yönünden istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş, bir kısım mahcuzlar yönünden istihkak iddiası reddedilmemiştir ve hüküm bu hali ile asıl talep sonucunun tamamını karşılamaya elverişlidir. Bu koşullarda davacı taraf yararına dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekli ve yeterli iken yasal koşulları oluşmayan tazminat talebi ile ilgili davalı alacaklı yararına da vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tüm temyiz itirazlarının reddine;
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1. Bendindeki “…kısmen…” ibaresinin çıkartılmasına, 7. bendindeki “Davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava konusu aracın değeri 23.500,00.-TL ise de takip miktarı 7.181,47.-TL olduğundan bu miktar dikkate alınarak hesap edilen nispi 861,77.-TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine“ ibaresinin çıkartılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 408,15.TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.