Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10777 E. 2012/5813 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10777
KARAR NO : 2012/5813
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacılar ve davalı … vekilince temyiz edilmiş, davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.5.2012 Salı günü davalı … vekili Avukat … geldi. Davacılar ve diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekili dinlendikten dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalının maliki ve sürücüsü olduğu araç ile müvekillerinin murisi idaresinde bulunan aracın çarpıştığını, davacılar murisinin bu kazada vefat etmesi nedeniyle desteklerini yitirdiklerini, davalı … şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı … için 34.000 TL. maddi, 40.000 TL. manevi, … için 8.000 TL.maddi 20.000 TL. manevi, … için 12.000 TL. maddi 20.000 TL. manevi … için 6000 TL. maddi 20.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili,kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;davacı … için 12.385,43 TL. tazminatın davalılardan tahsiline, diğer davacıların maddi tazminat tale-
bi yönünden Bağ-Kur tarafından bağlanan yetim maaşlarının peşin sermaye değerinin davacıların destek zararını karşıladığı gerekçesi ile bu davacılar yönünden reddine, … için 30.000 TL., … için 15.000 TL., … için 12.500 TL. … için 15.000 TL manevi tazminatın davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Bağ-Kur yasasının 63. maddesi gereğince davacılara bağlanan aylıkların peşin sermaye değerinin belirlenen tazminattan mahsup edilmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin ve davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Dava destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan aktüerya raporunda desteğin çocukları … ve …’ın 20 yaşına kadar destek ihtiyacı olduğu kabul edilerek tazminat hesaplanmış, belirlenen tazminattan Bağ-Kur tarafından bağlanan aylıkların peşin sermaye değeri mahsup edilerek,çocuklar yönünden destek zararı oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Desteğin küçük çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacaklarını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye sosyal çevreye,çocuğun özelliklerine,cinsiyetine ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, bunların yaşama süreleri, çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre, farklı süreler kabul edilmektedir, bunun dışında kız çocukları için çalışmaya başlaması veya evlenme ile genellikle destek ihtiyacı ortadan kalkar. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda 22 yaşa kadar destek alacağı kabul edildiği halde ikinci raporda 20 yaşına kadar destek alacağı
kabul edilmiştir. Mahkemece davacıların sosyal ve ekonomik durumu, çocukların eğitim durumuna göre ileride yükseköğrenim yapıp yapmayacakları mahalli örf ve adetler,çalışmaya başlama yaşı, evlenme yaşı gibi hususlar değerlendirilerek kız çocuklarının en erken 22 yaşına kadar destek alacağı da dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması ve ondan sonra Bağ_kur tarafından bağlanan aylıkların peşin sermaye değerinin düşülmesi için aktüerya uzmanı bilikişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2- Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hakim manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak, manevi tazminat miktarını adalete uygun olarak belirlemesi gerekmekte olup, hükmedilen manevi tazminat fazladır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu durumda mahkemece, her iki tarafın da ekonomik ve sosyal durumu etraflıca araştırılarak, bunun sonucuna göre,olayın somut özelilikleri de değerlendirilerek davalıların sorumluluğun niteliği ve olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacılar yararına fazla manevi tazminat hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalı …’a geri verilmesine 8.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.