YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1079
KARAR NO : 2012/1635
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait olup müvekkili …Anonim Türk Sigorta A.Ş.’ye ZMSS Poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle meydana gelen tek taraflı Kazada vefat eden Meryem’in ve birleşen dosyada …’nın mirasçılarına destekten yoksun kalma tazminatı ödediklerini bildirerek ödenen tazminatın ödeme tarihinden başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve Dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından Temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle ölenlerin mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Asıl dosyada ve birleştirilen dosyada dava dilekçesi davalıya tebliğ edilemeyerek iade edilmiş, mahkemece aynı adrese karar tarihleri itibari ile yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca birleştirme kararı ve gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de yapılan tebligat usulüne uygun değildir.
Zira sözü edilen maddede “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır” hükmünü içermektedir. Oysa adı geçen davalıya dava dilekçesine dair tebligatın adresin kapalı olduğundan bahisle iade edilmesi üzerine dava dilekçesi ile birleştirilen davaya ilişkin birleştirme kararı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de adres araştırması yapılmadan tebligat çıkarıldığı böylece davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmıştır. 6099 sayılı kanunla değişik Tebligat Kanunu 10/2.fıkrası gereğince davalının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine mahkeme kararı usulünce tebliğ edilerek bildireceği deliller toplanıp savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; araç sürücüsünün alkollü olduğu, sürücünün ceza dosyasındaki çeşitli aşamalarda alınan beyanları ile sabittir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; aralarında 2 nöroloji ve 1 trafik uzmanı bulunan bilirkişi kurulundan olayın oluş şekli, yol ve hava durumu ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının tesbiti hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda oluşan hasar, poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.