YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12301
KARAR NO : 2012/6445
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/13289 sayılı takip dosyasından yazılan talimat uyarınca, Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1911 sayılı Talimat dosyasında yapılan 07.05.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verimlisini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre:“ davacı ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğu, sunulan faturaların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli kabul edilemeyeceği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafında temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı üçüncü kişinin temyiz aşamasında sunduğu İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.10.2011 gün, 2011/972-2011/1190 sayılı kararına göre, icra takibinden sonra gerçekleşen zamanaşımı nedeni ile TTK’nun 726., İİK’nun 71/2., 33/a maddeleri gereğince verilmiş icranın geri bırakılması kararının bulunduğu anlaşılmaktadır.
İİK’nun 33/a maddesinde: İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.
Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda icranın geri bırakılması kararının kesin hüküm niteliğini kazanması halinde dava konusu haciz ortadan kalkacağı için dava da konusuz kalacaktır. Bu durumda da karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ve maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi söz konusu olacaktır.
Hükümden sonra ortaya çıkan bu yeni durum karşısında öncelikle icranın geri bırakılması kararının kesin hüküm niteliğini kazanıp kazanmadığının araştırılması için hükmün bozulması gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.