Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12350 E. 2012/1429 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12350
KARAR NO : 2012/1429
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2010/1609 sayılı dosyasından yürütülen takipte uygulanan 02.4.2011 tarihli haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan kendisine ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; haczin 3.kişinin adresinde uygulandığı, borçluya ödeme emrinin başka adreste tebliğ edildiği, mülkiyet karinesinin davacı 3.kişi lehine olduğu, ispat yükü kendisinde olan davalı alacaklının yasal karinenin aksini ve mahcuzların borçluya ait olduğunu ispat edemediği, takip konusu borcun şahsi borç olduğu ve mahcuzların davacı 3.kişi ile borçlu Yasin Özkan’ın birlikte ortak oldukları dava dışı … Restaurant Ltd. Şti.’ne ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz işlemi 02.4.2011 tarihinde dava dışı borçlunun huzurunda yapılmıştır. Her ne kadar karar gerekçesinde ödeme emrinin borçluya başka adreste tebliğ edildiği belirtilmiş ise de takip borçluları ….. ile
…’e ve aynı zamanda bu kişilerin ortağı oldukları diğer takip borçlusu şirkete çıkarılan ödeme emrinin aynı yerde ve aynı kişiye tebliğ edildiği görülmektedir.
Öte yandan, davacı 3.kişi mahcuzların kendisine (şahsına) ait olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı yargılama sırasında mahcuzların kendisine ait olduğu yönündeki iddiasını ve mülkiyeti ispat edici nitelikte bir belge sunamadığı gibi, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı 3.kişi ve borçlunun dava ve takip dışı Mango Restaurant Ltd. Şti.’nin ortağı oldukları ve bu şirketin de borçlular ile aynı iş kolunda, aynı adreslerin kullanılarak ticari faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İİK.nun 97/a maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesi gereğince, haczedilen mahcuzları borçlu ile 3.kişinin birlikte elde bulundurdukları ve İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerektiği kabul edilmelidir. Dosya kapsamı itibariyle, davacı tarafından yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz edilemez.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, borçlu ile davacı 3.kişinin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yaptıklarının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 13.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.