YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12379
KARAR NO : 2012/10341
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya trafik sigortalı araç içerisinde bulunduğu esnada tek taraflı kaza sonucu yaralandığını, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan Sağlık Kurulu Raporu’na göre müvekkilinde %25 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı olduğunu belirlendiğini, davalı … tarafından 22.190 TL ödeme yapıldığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.250 TL tazminatın davalı şirketin ilk ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 24.06.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini 26.108,37 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacının maluliyet oranının %11 olduğuna dair alınan rapora göre davacıya 22.190 TL ödeme yaptıklarını, davacıdan ibraname alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 7.500 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30/07/2010 tarihinden itibaren, 18.858,37 TL tazminatın ıslah tarihi olan 24/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu’nda, davacıda, %25 oranında tüm vücut fonksiyon kaybının mevcut olduğu belirtilmiş ve Mahkemece bu rapor esas alınarak aktüer hesabı
../…
– 2 –
2011/12379
2012/10341
yaptırılmıştır. Ancak raporun hangi tüzük esas alınarak düzenlendiği belli olmadığı gibi raporda meslek grubu ve arıza ağırlık ölçüsü gibi çalışma gücü kayıp oranının tespitinde etkili unsurlar gösterilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının Sosyal Sigortalar Sağlık İşleri Tüzüğü’ne uygun olacak şekilde maluliyet oranının tespiti ile maluliyetinin dava konusu kaza sonucu meydana gelip gelmeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp kürsüsünden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davalı vekili, davacının araçta yolcu olarak bulunduğunu belirterek hatır taşıması savunmasında bulunmuş olup mahkemece bu konu üzerinde durulmamıştır.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 43. ve 44. maddeleri uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla, davalı vekilinin savunması üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Karar tarihinde geçerli AAÜT. gereğince, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti fazla olup davalı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak davacı lehine 3.064,42 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla vekalet ücreti takdiri bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.