Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/13299 E. 2012/6089 K. 11.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13299
KARAR NO : 2012/6089
KARAR TARİHİ : 11.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin aracının davalı … tarafından birleşik kasko poliçesi ile sigortalandığını, 21.10.2009 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracında oluşan hasardan dolayı davalı şirkete başvuruda bulunduklarını, ancak olumlu yanıt alamadıklarını ileri sürerek 9.115,50 TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, süresinde yetki itirazında bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da reddini savunmuştur.
Mahkemece, İstanbul Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı … şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Bu tür sözleşmeye dayalı davalarda genel yetkili mahkeme 1086 Sayılı HUMK’nun 9/1 davalının ikametgahı mahkemesidir. Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.8. maddesi hükmünde, sigortacı aleyhine açılacak davalarda, davalı sigortacının merkezinin veya sigorta sözleşmesini yapan yetkili acentenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi ile rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili
mahkeme olarak kabul edilmiştir. Yine 1086 Sayılı HUMK’nun 19. madde hükmünde de rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiş, sigorta sözleşmelerine aksine konulan şartların geçersiz olacağı kesin bir şekilde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu hükmün konuluş nedeni, ekonomik yönden güçlü bulunan sigorta şirketlerine karşı kişileri korumaktır. Bu maddedeki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup ancak kesin olmayan nitelikte yetki kurallarındandır.
Somut olayda, kaza Batman’da meydana gelmiş, dava da Batman Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmış olup poliçeyi düzenleyen acentenin veya sigorta şirketi merkezinin ikametgahının bulunduğu yer ile kaza yeri itibariyle davacı taraf, seçimlik hakkını usulüne uygun olarak kullanmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin sadece HUMK’nun 9’uncu maddesine dayalı yetki itirazı isabetli değildir.
Bu durumda, mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasa ve sözleşme hükümleriyle getirilen alternatif yetki kuralları ve bunların özelliği gözden kaçırılarak yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.