YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1433
KARAR NO : 2011/13012
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini, aracın tamir edilemediğini ve çalıştırılamadığını gelir kaybı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 9.000 TL. hasar bedeli, 1.000 TL. gelir kaybı bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 28.642 TL.ye yükseltmişdir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın daha önce geçirdiği kazalar nedeniyle iyi onarılmadığını, aracın bilinçli olarak kaza yaptırıldığını, gelir kaybının poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davalı … şirketinin hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığını ispat edemediği gerekçesi ile 9.000 TL. tazminatın dava tarihinden, ıslah edilen 19,642 TL. tazminatın 15.3.2009 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, gelir kaybı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Dava Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat
istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata ticari faiz uygulanmasını talep etmiş, mahkemece yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki Türk Ticaret Kanununda düzenlenen kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler mutlak ticari işlerden olduğuna göre avans oranında faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “yasal faizi ile birlikte” ibaresinin çıkarılarak yerine “avans faizi ile birlikte” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 741,23 TL kalan harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.