YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1610
KARAR NO : 2011/4889
KARAR TARİHİ : 17.05.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı adına kayıtlı aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarptığını, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, kazada kusuru bulunan davalıdan 2.750 TL. hasar bedelinin tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davacı şirketin icra takibinden önce başvuru yapmadığını, asıl alacak ve takip giderleri olan 3.120 TL.nın davacıya ödendiğini ancak faize ve faiz oranına itiraz ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğü 2005/8315 Esas sayılı dosyasında 1.381 TL. işlemiş faize ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, faiz miktarının %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı tarafından ödenen miktarın infaz aşamasında dikkate alınacağına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekili icra takip dosyası ile talep edilen asıl alacağı ödemiş ancak temerrüde düşmediğini belirterek, faiz oranı ve miktarına itiraz etmiştir. Dava konusu alacak TTK 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat olduğundan tazminatın, temerrüt tarihi, faiz oranı ve miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden, davasının konusu olan alacak miktarı muayyen olmayıp yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır. Bu durumda muayyen (likit) olmayan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “faiz miktarının %40’ı oranında icra inkar tazminatı yürütülmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ tazminat miktarının likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 63,35 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 17.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.