YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1885
KARAR NO : 2011/9469
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.10.2011 Salı günü davacı … tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Av. Halil Özmen geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 5.000 TL, Yaren için 3.323 TL, Kevser için 2.547 TL, Gülcan için 2.355 TL, Büşra için 1.922 TL, Kübra için 1.705 TL’den toplam 16.852 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 16.852 TL.nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dava dışı sürücü …, 13.12.2008 tarihli jandarma ifadesinde “..ben ve arkadaşım Ahmet Belen köyüne biriket götürmek için saat 10.00’da gittik, benim kullandığım traktör ile seyir
halinde iken çamurluğun üzerinde oturan Ahmet birden dengesini kaybetti ve asfalt üzerine düştü, ben burç kasabasında birikethanede Ahmet ile birlikte çalışırım…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.İş Mahkemeleri, 5521 Sayılı Kanun’la kurulmuş olan istisnai nitelikli özel mahkemelerdir.
5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesinde iş mahkemelerinin, İş Kanunu’ na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olduğu belirtilmiştir. Müteveffanın çalıştığı işyerinin niteliğine göre İş Kanunu kapsamında işçi olup olmadığının belirlenerek, olayın iş kazası çerçevesinde meydana gelmiş olması karşısında davaya bakma görevinin iş mahkemesine ait olup olmadığının değerlendirilmesi ve iş mahkemesinin görevli olduğunun belirlenmesi halinde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir inceleme yapılmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.