Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1917 E. 2011/7006 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1917
KARAR NO : 2011/7006
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine Antalya 3.İcra Müdürlüğünün 2009/26350 sayılı dosyasından yapılan takipte, 23.2.2010 tarihinde uygulanan haciz işleminde borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkili Arif’e ait ikametgahdaki menkullerin haczedildiğini, borçlunun müvekkilinin kızı ile evli iken boşandıklarını ve evliliklerinin son döneminde haciz yapılan evde kaldıklarını, boşanmaya karar verince de borçlunun adresten ayrıldığını, mahcuzların faturalarının bulunduğunu, borçlunun haciz sırasında çağrıldığı için oraya geldiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; ödeme emrinin borçluya haciz yapılan adreste tebliğ edildiği, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, aksinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2011/1917
2011/7006
Mahkemece 23.9.2010 tarihli celsede davacılar vekiline tanık dinletip dinletmeyeceği hususunda ve taraf vekillerine davanın esası hakkında yazılı beyanda bulunmaları için süre verilmiş, bir sonraki duruşma günü 28.10.2010 günü saat 11.15’e bırakılmıştır.Davacılar vekilince tanık dinletme isteğini ve tanık ismini bildiren ve davanın esasına yönelik beyanları içeren 29.9.2010 havale tarihli dilekçe dosyaya sunulmuştur.Mahkemece 28.10.2010 tarihinde davacı 3.kişiler vekilinin yokluğunda ve davalı vekilince takip edilen davada yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dosya içerisinde mevcut olan ve Antalya Barosu Başkan Yardımcısı ile saymanının ve 3.kişi vekilinin imzalarını içeren 28.10.2010 tarihli ve saat 10.00’da düzenlenen tutanak içeriğine göre, mahkemece belirlenen duruşma saatinden önce duruşma açılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36.maddesi hükmü uyarınca; Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma hakkına sahiptir.”
Yine, HUMK.nun 73.maddeleri uyarınca; kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, davanın taraflarını dinlemeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için yasaya uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
O halde, mahkemece bir önceki oturumda belirlenen gün ve saatte duruşma açılarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken, daha önceki bir saatte duruşma açıp davacı tarafın savunma ve adil yargılanma hakları kısıtlanmak suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişilere geri verilmesine 4.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.