YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2320
KARAR NO : 2011/12460
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ : … Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazını davalı karısı …’ye ondan da dahili davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı … davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı aracın …’a satışının muvazaalı olduğuna dair delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun muvazaalı olduğuna dair delil sunulmadığı ve son malikin kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir
tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ).
Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişi yönünden iptal koşulları oluştuğu takdirde 3. kişi, dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değer oranında bedelle sorumlu tutulur. Bu halde 4. kişinin kötüniyetli olup olmaması, 3. kişi hakkındaki davanın incelenmesine engel değildir.
Somut olayda davalı borçlu … ile 3. kişi …’nin 21/11/2007 tarihine kadar resmen evli oldukları anlaşılmaktadır. Dosya içine alınan … İcra Hukuk Mahkemesinin 17/10/2008 tarih ve 2008/32 esas ve 2008/456 karar sayılı ilamında adı geçen davalıların boşanmadan sonra da birlikte yaşadıkları ve boşanmalarının muvazaalı olduğu belirlenerek 3. kişi …’nin açtığı istihkak davası reddedilerek 12/12/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Bu hususlar nazara alınarak davalılar arasında gerçekleşen tasarrufun iptale tabi olup olmayacağı değerlendirilmeden yazılı gerekçelerle ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.