YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2515
KARAR NO : 2011/8319
KARAR TARİHİ : 28.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı … Tic. A.Ş. vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacı oldukları aracın çarptığını ve hasarlanmasına neden olduğunu, araç üzerinde servis tarafından yapılan incelemede 12.500 TL hasar belirlendiği, aracın piyasa rayiç değerinin 9.000-10.000 TL civarında olduğunu, 9.500 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Tic. A.Ş. vekili, yetki ve husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, poliçe limiti üzerindeki zararlardan sorumlu olmadıklarını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, yasal faiz talep edilebileceğini savunmuştur.
Davalı … vekili, kazaya müvekkilinin plakasını alamadığı başka bir aracın neden olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu kazada davalı … Vatanseverin %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın piyasa rayiç değerinin 9.000 TL, … bedelinin 3.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte
davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … Tic. A.Ş. vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı …’in tüm, davalı … Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-2918 sayılı KTK.’nın 3. maddesinde,”İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesini kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı …Ş. vekili mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde, müvekkiline ait kazaya karışan … plakalı aracın, 04/01/2008 tarihinde 24 ay süre için … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ne kiralandığını bildirmiş, kira sözleşmesi sureti ve kira ödemesine ilişkin iki adet fatura suretini dosyaya sunmuştur.
O halde mahkemece yapılacak …; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davalı araç maliki … Motor Ticaret A.Ş. ile … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasındaki kira sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerindeki fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın kimde olduğu, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiralayan şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle davalı …Ş.’nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince; hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’nin 3/2. maddesi uyarınca, ”Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.”
Somut olayda, ret sebepleri ortak olan davalılar yararına reddedilen maddi tazminat yönünden tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken mahkemece, davalılar … Motor A.Ş. ve … Sigorta A.Ş. yararına ayrı ayrı 1.000’er TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle, davalı …’in tüm, davalı … Tic. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 302,55 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …Ş’ye geri verilmesine 28.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.