Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2863 E. 2011/7376 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2863
KARAR NO : 2011/7376
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Ankara 20.İcra Müdürlüğü’nün 2010/12788 Takip sayılı dosyasından 26.11.2010 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, borçlunun 22.12.2009 tarihinde haciz adresinden ayrıldığını bu nedenle ödeme emrinin tebliğinin usulsuz olduğunu borçlunun çalışmadığını mahcuzların müvekkiliyle annesine ait olduğunu belirterek davanın reddi ile %15 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haczin borçlunun tebligat adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçluya ait belgelerin bulunduğu, İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davalı tarafından sunulan faturaların karinenin aksi yönünden yeterli görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş hüküm davalı 3 kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 99. madde gereğince alacaklı tarafından 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istemine ilişkindir.
2011/2863
2011/7376
1-Somut olayda dava konusu haciz borçlunun senet adresinde ve yokluğunda yapılmış olup borçlu adına bir takım belgeler bulunduğundan İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğuna ilişkin mahkeme tesbiti doğru olmakla birlikte borçlu ve ailesine ilişkin nufüs müdürlügündeki adres bildiriminden borçlunun ablası olan davalı 3.kişi ile dava dışı anneleri …’ın da haciz adresinde oturduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda borçlu ile davalı 3.kişi ve dava dışı anne Gülsen mahcuzları birlikte elinde bulunduran durumunda olduğundan istihkak iddiasında bulunan kişinin malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.Haciz tutanağınn 1-3-4. sırasındaki mahcuzlarla ilgili davalı 3.kişi tarafından sunulan fatura istihkak iddiasında bulunmayan ve davalı sıfatı olmayan dava dışı anne … adına düzenlenmiş olduğundan bu mahcuzlar yönünden davanın reddinde ve takip kesinleşmiş olduğundan ödeme emrinin usulsüz tebliğine ilişkin savunmanın değerlendirilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Haciz tutanağının 2.sırasında yer alan mahcuz yönünden davalı 3.kişi adına borçtan önce haciz adresi yazılı 3.5.2006 tarihli fatura düzenlendiği anlaşıldığından bu mahcuz yönünden davanın reddi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de dava konusu mahcuzların değeri takip konusu alacaktan daha düşük olduğundan mahcuzların değeri üzerinden karar ilam harcı hesaplanması gerekirken alacak miktarı üzerinden hesaplama yapılması doğru değildir.
SONUÇ :Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3. kişiye geri verilmesine 12.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.