YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/292
KARAR NO : 2011/1317
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 15. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9668 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 04.09.2009’da haciz konulan… ve … plaka sayılı araçların, haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile 26.06.2009’da üçüncü kişi tarafından satın alındığını, bedelinin ödendiğini ve mülkiyetin davacıya geçtiğini belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin trafik kaydına göre konulduğunu, aracı satın alan üçüncü kişinin süresinde tescil işlemini yaptırmayarak kusurlu davrandığını ve davanın açılmasına neden olan taraf olarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu, ancak satış senedinin doğruluğu belirlenirse haczin kaldırılabileceğini belirterek öncelikle davanın reddine, aksi yönde karar verilecekse yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu … plaka sayılı araç üzerine haczin konmadığı, bununla ilgili davanın reddi gerektiği, …plaka sayılı aracın ise kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı,mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiği” gerekçesi ile davanın…plaka sayılı araç yönünden reddi ile …plaka sayılı araç yönünden kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.) Dava dilekçesinde, icra memuru tarafından yapılan haciz işleminin iptali istenmişse de; dilekçedeki
açıklamalardan uyuşmazlığın, İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan “istihkak” davasına ilişkin olduğu açıktır.
HUMK’nun 76. maddesi uyarınca hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup,onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
Bu ilke ışığında uyuşmazlığın, 3. kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü yerine şikayet başvurusu olarak nitelendirilmesi hatalı olmuşsa da; işin esasına yönelik verilen kısmen kabul ve kısmen red kararı sonucu itibarı ile doğru olduğundan, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.) İstihkak davalarında İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulü uygulanarak, davanın kabul edilen kısmına yönelik takip konusu alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının, reddedilen kısmına ilişkin de maktu karar ve ilam harcının alınması gerekir.
Somut olayda dava konusu araçlardan birisi için istihkak iddiası kabul edilip diğeri için reddedildiği halde peşin alınan maktu harçla yetinilmesi isabetli olmamıştır.
Öte yandan yargılama harçları ile ilgili hatalar kamu düzenine ilişkin olup aleyhe bozma yasağı kuralı dışında kalır ve re’sen incelenebilir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine; “Davanın reddedilen kısmına ilişkin peşin yatırılan harç maktu karar ve ilam harcını karşıladığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına; Davanın kabul edilen kısmına ilişkin 5.500,00.-TL üzerinden hesaplanan 297,00.-TL nispi karar ve ilam harcının davalı alacaklıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.