Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/325 E. 2011/11339 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/325
KARAR NO : 2011/11339
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlardan dördünü …’a bu davalının da taşınmazlardan ikisini …’ye, birini de …’ye satışına, borçlunun taşınmazlarından birini de davalı …’ye, onun da davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazların ilk satış tarihinden itibaren hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İİK.nun 284. maddesinde tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması gerektiğinin öngörülmesine ayrıca hak
düşürücü sürenin ilk tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağına, dava dilekçesinde yapılan açıklamalara göre davanın İİK’nın 277 vd. maddelerine mümas olduğu nitelemesinde bir yanlışlık bulunmamasına, davacının B.K 18. maddesine dayalı olarak her zaman dava açmasının mümkün olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava şartı noksanlığından dolayı davanın reddi halinde davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi yerine yazılı şekilde nisbi olarak tayini isabetli değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteğinin kabulü ile hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan ”17.440,30” ibaresinin çıkarılarak yerine “575,00” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140.maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.