Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3370 E. 2011/9811 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3370
KARAR NO : 2011/9811
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı alacaklı vekili tarafından duruşmalı olarak davalı… Yapı End. Tic.Ltd. Şti vekilince de temyiz edilmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 25.10.2011 Salı günü davacı alacaklı … Sistemleri San ve Tic. AŞ. vekili Avukat … ile davalı … Yapı End. Tic.Ltd. Şti vekili Avukat … geldiler. Davalı borçlu … Maden İnş. Petrol Tic. ve San. Tic. Ldt. Şti tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2009/15624 sayılı takip dosyasından 23.10.2009 tarihinde haczedilen Jeneratörler üzerinde davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, haczedilen jeneratörlerin alacaklı tarafından borçluya satılarak haciz adresine teslim edildiğini belirterek İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, 3.kişi şirketin jeneratör ve sarf malzemesini bedelini ödeyerek borçludan satın aldığını ve teslimle mülkiyetin davalı firmaya geçtiğini, … Elektrik Üretim AŞ’nin hidroelektrik santral tünel inşaatının bir kısım işlerinin yapımı için borçlu şirketle anlaştığını ancak sözleşmenin fesh edildiğini ve borçlunun takip tarihi itibari ile bir ilgisinin kalmadığını, ardından imtiyaz sahibi ile 3.kişinin sözleşme imzalayarak faaliyete başladığını, işi kendi personel ve ekipmanı ile yürüttüğünü belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, sunulan belgeler ve tüm dosya kapsamına göre,borçlunun davalıya 73 kalem malı 391,826.80TL sına satıp devir ettiği, bedelinin 3.kişi tarafından ödendiği ve 3.kişinin asıl iş sahibi … Elektrik Üretim AŞ ile taşeron olarak sözleşme imzalayarak işe başladığı,borçlu ve davalı 3.kişi arasında organik bağ bulunmadığı, borçlu ile 3.kişinin asıl iş sahibi ile istisna akdi çerçevesinde anlaştığı,sözleşmenin geçiçi süreli olduğu ve iş bitiminde ilişki sona erdiğinden ticari işletmedeki süreklilik unsurunun bulunmadığı, bu nedenle haczin yapıldığı yerde bir işletmenin bulunmadığı, borçlu ile asıl işin sahibi arasındaki sözleşme fesh edildiğinden aynı işin bu kez davalı firmaya verildiği,başka firma da olsa aynı iş için aynı sözleşmenin yapılacağından muvazaa iddiasının doğru olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı ve davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava konusu haciz işlemi 23.10.2009 tarihinde davacı alacaklının borçluya sattığı Jeneratörlerin teslim edildiği şantiye sahasında yapılmıştır. Taşınır bir mal borçlu yükleniciye ait şantiye alanında haczedilmiş ise kural olarak mülkiyet karinesi malı elinde bulunduran yüklenici yararınadır. Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir. (21.HD19.12.2006,3243-15677)
Somut olayda, borçlu yüklenici borcun doğumundan sonra asıl iş sahibi … Elektrik Üretim AŞ ile yaptığı sözleşmeyi fesh etmiş, ancak şantiye alanındaki tüm malzemesini 3.kişiye satarak devretmiştir. Borçlunun başka bir faaliyetinin bulunduğu da saptanmamıştır.
BK’nun 179.maddesi gereğince işyeri devri için bir işletmenin veya mal varlığının tümünün devredilmesi şart değildir. İşletmenin önemli bir malvarlığının devri de işyeri devri niteliğindedir. Borçlu tarafından borcun doğumundan sonra şantiye sahasında bulunan 73 kalem ve 391,826.80 TL lık
mal satışı işletmenin önemli kısmının devri niteliğinde olduğundan malları devir alan 3.kişi, BK’nun 179.maddesi gereğince devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından bu devir, alacaklının haklarını etkilemeyecektir.
Bu durumda,davacı alacaklının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3.kişinin vekilinin temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 825.00 TL. vekalet ücretinin davalı 3.kişiden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacı alacaklıya verilmesine ve aşağıda yazılı 18,40 TL. peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklı’ya geri verilmesine 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.