Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3418 E. 2011/10246 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3418
KARAR NO : 2011/10246
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Isparta İcra Müdürlüğünün 2008/1358 sayılı takip dosyasında, haczedilerek satışa çıkartılan 11839 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan soğuk hava deposu ve müştemilatı ile bunların üzerinde bulunduğu 11839 parsel sayılı taşınmazın % 26’sının müvekkiline ait olduğunu, müvekkiline ait olan kısmın 10.9.1997 tarihli İl Daimi Encümeni kararıyla diğer ortak borçluya kiraya verildiğini, söz konusu depodaki hissede borçlunun kiracı durumunda olduğunu ileri sürerek soğuk hava deposunun mütemmim cüzü olan menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, söz konusu mahcuzların ihalede satılması nedeniyle davacı tarafından ayrı bir ihalenin feshi davası açıldığını, davaların birleştirilmesi gerektiğini, mahcuzların % 26’sının davacıya ait olduğunu bilmediklerini, haczin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan adresinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davaya dahil edilen borçlu, cevap vermemiştir.
Mahkemece, üzerinde haciz gerçekleştirilen 11839 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında haczedilen menkullerle ilgili herhangi bir şerh veya beyan kaydı bulunmadığı, mahcuzların borçlunun zilyetliğinde iken haczedildiği, mahcuzların ihale ile satışdan sonra alacaklıya ödenmeden bedeli hakkında dava açılabileceği gerekçeleriyle davacının dava açma sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı 3.kişi, üzerinde haciz işlemi uygulanan 11839 parsel sayılı taşınmaz ile üzerinde bulunan soğuk hava deposu ve müştemilatının 1167/4487 payının (% 26’sının mülkiyetinin) kendisine ait olduğunu, haczedilen malların da taşınmazın (binanın) bütünleyici parçaları (mütemmim cüzleri) olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir. Bu yönüyle uyuşmazlık, takip hukukuna dayalı istihkak davasıdır.
Mahkemece, taşınmazın tapu kaydına dava konusu makinelerle ilgili herhangi bir şerh veya beyan kaydı bulunmadığı belitilerek dava reddedilmiş ise de varılan sonuç yerinde değildir.
MK.nun 684.maddesi gereğince bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına (mütemmim cüzlerine) da malik olur. Bütünleyici parça, birleştiği malın maliki olan kimsenin mülkiyetine girer ve bağlı bulunduğu taşınmazdan ayrı olarak haczedilmesi olanaksızdır.
Ne varki, dava konusu makinelerin bütünleyici parça niteliğinde olduğu ya da olmadığı yönünde dosya içerisinde somut bir bilgi bulunmamaktadır. Bu durumda, mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak dava konusu menkullerin nitelikleri saptanmalı, bulunduğu taşınmazın tapu kayıtları da tüm tedavülleri ile birlikte getirtildikten ve hukuksal niteliği tespit edildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan, İİK.nun 97/9.maddesinde takip hukukuna dayanan istihkak davalarının hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar açılabileceği hükme bağlanmış ise de somut olayda, mahcuzların 23.10.2009 tarihinde ihale ile alacağa mahsuben alacaklıya satıldığı ve mahcuz malların alacaklıya henüz teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Bu halde ise hacizli malların icra müdürlüğünce alacaklıya teslim edildiği tarihe kadar o mahcuzlar hakkında istihkak davası açılabileceği Yargıtay uygulaması ve öğretide kabul edilmektedir. Mahkemece, bu hususun da gözden kaçılarak yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.