Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3438 E. 2011/8957 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3438
KARAR NO : 2011/8957
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ : Yalova Asliye 1. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar … vasisi … ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı …’in üzerine kayıtlı taşınmazlarını davalı …’a satışı işlemine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vasisi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın 200,00.-TL’ye satışının yapıldığı, satış tarihindeki değerinin bilirkişi vasıtası ile 29.407,45.-TL olarak belirlendiği, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davanın ispatlandığı gerekçesiyle kabulü yönünde karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar … vasisi … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Borçlu davalı … tarafından taşınmazın diğer davalı …’a satış tarihi

19.06.2002 olup dava ise 12.03.2009 tarihinde açılmıştır. İİK’nın 284. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması öngörülmüştür. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen nazara alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece ‘davanın hak düşürücü süre yönünden reddine’ karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Ayrıca kabule göre de, bedel farkı nedeni ile davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de, İİK’nın 278/2. maddesi uyarınca tasarrufun iptali için aciz, haciz veya iflasın açılması tarihinden itibaren geriye doğru 2 yıllık süre içerisinde tasarruf işleminin yapılmış olması gerekir. Buna göre haciz ve tasarruf tarihlerine dikkate alındığında İİK’nın 278/2. maddesinin uygulanması hatalı olmuştur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Ömer Güngör vasisi … ve …’ın temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.