Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3499 E. 2011/8566 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3499
KARAR NO : 2011/8566
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddi kararına dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’in aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, davalı … adına kayıtlı taşınmazını davalı …’e devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, daha önce davacı tarafından aynı davanın açıldığını ve feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’e usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının feragat beyanından dönmesinin mümkün olmadığı, beyanının elinden rızası hilafına çıktığı iddiasını ispatlayamadığı, 09.07.2008 tarih, 2006/93 Esas, 2008/109 Karar sayılı kararla açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, bu kararın feragat edilen önceki hakkı canlandırmayacağı gerekçesiyle feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Feragat HUMK’nın 91. maddesinde (HMK md. 307) belirtildiği üzere iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir. Davasından feragat eden davacı, bununla, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu, haktan kısmen veya tamamen vazgeçmektedir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yaptığı tek taraflı bir

irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatın geçerliliği için, bunun davalı tarafından kabul edilmesine veya feragata muvafakat etmesine gerek yoktur. Feragat sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Ancak feragat beyanının açık olması ve davacının beyanından onun gerçek amacının davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir. Bunun yanında şarta bağlı feragat da geçerli değildir.
Davadan feragat, davayı geri almadan farklıdır. HUMK’nın 185/1. maddesindeki (HMK md. 123) davayı geri alma anlamında da kullanılan davadan vazgeçme ile davayı geri alan davacı, bununla talep sonucundan, yani hakkın özünden feragat etmemekte, sadece davasını geri almakta ve onu ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutmaktadır. Davadan feragat, davalının rızasına bağlı olmadığı halde, davacının davayı geri alabilmesi için davalının rızası şarttır.
Somut olayda, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan ve açılmamış sayılması yönünde karar tesis edilen Göroymak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.07.2008 tarih, 2006/93 esas, 2008/109 karar sayılı dosyasına ibraz edilen 18.07.2007 havale tarihli davalı … tarafından mahkemeye ibraz edilen davacının adı ve imzasını taşıyan beyan dilekçesinin feragat beyanı olarak değerlendirilmiştir.
Davacı vekili yargılama konusu davada müvekkilinin gerçek amacının feragat olmadığını, davasını geri olmak olduğunu beyan etmiştir.
Feragat olarak nitelenen davacının dilekçesinde “18.07.2007 de duruşma günündeki davamdan vazgeçiyorum. İcra takibi hala devam edecek” şeklindeki beyanı HUMK’nın 91. (HMK md. 307) maddesi anlamında feragat yani hakkın özünden vazgeçme değil, HUMK’nın 185/1. (HMK md. 123) maddesi gereğince davanın geri alınması niteliğindedir.
Bu durumda mahkemece, işin esası incelenerek, İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davasının şartlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a geri verilmesine 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.