Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3649 E. 2011/11720 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3649
KARAR NO : 2011/11720
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı ve davalı … ve … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 6.12.2011 Salı günü davacı Tamer Korzay vekili Av. …, davalı … vekili Av…. ve davalı … geldi. Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, İİK 282. maddesi gereğince iptal davası, borçlu, borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına veya kötüniyetli kişilere karşı açılabileceği, bu kişiler arasında yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, alacak davasını bu kişilere yöneltmenin zorunlu olduğu, zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olan hallerde, dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen kişinin ayrıca dava edilmesine gerek olmadığı, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir açıklamalı davetiye tebliğ edilmek suretiyle davaya katılmasının mümkün olduğu, somut olayda dava konusu taşınmazın, davalı borçlu tarafından 19.12.2003 tarihinde dava dışı …’e, onun tarafından da 20.2.2004 tarihinde davalı …’e satıldığı, davalı borçlu ile … arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda …’in davaya katılmasının sağlanarak bildireceği delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda satışın alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Bozma ilamında davanın İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olduğu belirtilmiş ve taraf teşkilinin tamamlanmasına işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de davanın ön şartları ve esasa ilişkin unsurları üzerinde yeterince inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacılar tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Davanın dayanağını teşkil eden Samsun 2. İcra Müdürlüğünün
2000/1814 sayılı takip dosyasında da geçici aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağına rastlanmamıştır. Aciz belgesinin davanın her aşamasında ibraz edilebileceği gözden uzak tutulmadan mahkemece inceleme yapılması gerekir. Bu nedenle dava şartlarının resen araştırılması ve borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufların üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlendiği, ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarrufların sınırlı olarak sayılmadığı, Kanun’un, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bıraktığı (İİK.md.281 ) bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinden birine dayanılmış olsa dahi mahkemenin bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebileceği (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ) nazara alınarak yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru değildir.
2- Resmi senet örneğinden davalı borçlunun yaptığı tasarrufun taşınmazın 3/8 payına ilişkin olduğu belli olduğundan davanın kabulü halinde bu pay oranında iptale karar verildiğinin belirtilmemesi de yanlıştır.
3- Dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK’nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırılması da isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’e verilmesine, 825,00 TL vekalet ücretinin duruşma isteyen davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … ve … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı … ve …’e geri verilmesine 6.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.