YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3713
KARAR NO : 2011/8568
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ : Karadeniz Ereğli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … ve … aleyhine borcundan dolayı icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı …’ün murisi babası …’in üzerine kayıtlı taşınmazını davalı …’a satışı işlemine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve …’a usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece yakın hısımlar arasındaki ivazlı tasarrufların batıl olduğu, ayrıca taşınmazın satış bedelinin gerçek değerinin çok altında olduğu, davalı … ile dava dışı Sabri’nin kardeş olduğu bu nedenle İİK 280. maddesi gereğince malvarlığının borçlarına yetmediğini bilmemesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle kabule karar verilmiş hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine ayrıca davalılar arasındaki akrabalığın İİK’nın 278/1 maddesinde belirtilen derece bulunmasına, bu derecedeki akrabalar
arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığından iptale tabi olduğunun öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.
2-Davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
3-Ayrıca tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru değil bozma nedeni ise de, (2) ve (3) numaralı bentlerde belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’ün sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki “tapu kaydının tashihine mahal olmadan davacıya devrilen pay üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “tasarrufun iptali ile” ibaresinden sonra gelmek üzere ”üzerinde davacıya İİK’nın 283/I fıkrası gereğince Karadeniz Ereğli 1.İcra Müdürlüğünün 2007/1425 esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına,” ibaresinin yazılmasına ve
hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “1.620,00” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.959.25” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.836,00 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 3.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.