YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4369
KARAR NO : 2011/4539
KARAR TARİHİ : 10.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.Kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Şişli 5.İcra müdürlüğünün 2007/1268 Talimat sayılı dosyasından, davacı şirkete ait malların ortağın kişisel borcundan dolayı 20.09.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı ve davalı borçlu,duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçlunun davacı şirketin ortağı olduğu ve davacının iddiasını kesin ve güçlü delillerle kanıtlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 20.09.2007 tarihinde davacı şirketin adresinde ve şirket yetkilisinin huzurunda yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesi davacı 3.kişi şirket yararınadır. Davanın 3.kişi tarafından açılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz, bu yasal karinenin aksini davalı alacaklı tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlaması gerekmektedir.
Takip konusu borç, davalı alacaklının nafaka alacağına ilişkin olup, borçlu şirket ortağı …’in kişisel
borcudur. Gelen Ticaret sicil kayıtlarından kuruluştan itibarın borçlunun yaklaşık %45 civarında hissesi olduğu ve borçlu ve kardeşi dışında 2 tane daha hissedarı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişi hacizli mallara ilişkin olarak eski tarihli faturalar sunmuş ve bunların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu da tesbit edilmiştir.
Davalı alacaklı ise, hacizli malların borçluya ait olduğuna ilişkin somut bir delil sunamamıştır.
Bu durumda, mahkemece alacaklının karine aksini ispatlayamadığı ve ortağın kişisel borcundan dolayı şirket mallarının haczedilemeyeceği ancak tasfiyesi halinde borçluya düşen hissenin haczedilebileceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 10.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.