YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4441
KARAR NO : 2012/13273
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin yaralandığını ve aracının kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin yüzünde kalıcı izler ve kesikler olduğunu belirterek şimdilik 6.000 TL araç hasarı, 1.000 TL çekme kurtarma, otopark, araç mahrumiyeti zararı ve 1.000 TL cismani zarar olmak üzere toplam 8.000 TL’nın kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 4.5.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile cismani zarar talebini 3.428 TL daha artırarak toplam 4.428 TL’nın olay tarihinden işleyecek faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, hasar miktarının fahiş olduğunu, trafik kazası tesbit tutanağı düzenlenmediğini, hazırlık soruşturması evraklarının getirtilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile çekme, kurtarma bedeli, otopark ücreti, araç mahrumiyeti zararı teminat kapsamında olmadığından bu taleplere ilişkin davanın reddine, 5.250 TL hasar bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 4.428 TL işgöremezlik tazminatının 1.000 TL’sine 20.5.2009 tarihinden, 3.428 TL’sına 4.5.2010 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan Delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maluliyet ve araç hasarı istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı şirkete trafik sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu davacı yaralanmış ve aracında hasar meydana gelmiştir. Mahkemece, …Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 1.9.2009 tarihli özürlü kurulu raporuna itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Söz konusu raporda özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %2.0 olduğu belirtilmiştir. Oysa, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
O halde mahkemece, davacının ikametgahına en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden, davacının maluliyet durumuna ilişkin belirtilen tüzüğe uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesinde şimdilik 6.000 TL araç hasar bedelinin tahsilini talep etmiş ve araç hasarı yönünden talebini ıslah yolu ile de artırmamıştır. Hasar ve kusur konularında alınan uzman bilirkişi raporlarında aracın pertinin uygun bulunduğu belirtilmiş; 12.000 TL piyasa rayiç değerinden, 5.000 TL sovtaj bedeli indirilerek 7.000 TL gerçek zarar ve davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiştir. Bu durumda mahkemece 6100 sayılı HMK’nun 26.maddesi gereğince talep edilen 6.000 TL’nın %75’i olan 4.500 TL araç hasar bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde talep aşımına sebebiyet verecek şekilde davalı aleyhine bilirkişi tarafından tesbit edilen 7.000 TL’nın davalı tarafın %75 kusur oranına isabet eden 5.250 TL tazminata karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinini temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına
karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.