YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4573
KARAR NO : 2011/4541
KARAR TARİHİ : 10.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Samsun 1.İcra Müdürlüğünün 2009/9495 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirkete ait olan işyerinde 04.08.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunulduğu belirterek, İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, davacı ve borçlu şirketler arasında bir ilgi olmadığını, haciz adresinin 3.kişiye ait olduğunu ve dava konusu malların davalı şirket adına faturalarının bulunduğundan, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçluya ödeme emrinin haciz adresinden başka bir adreste tebliğ edildiği, 3.kişinin haciz adresini takipten önce kiraladığı davacı alacaklının borçlu ve 3.kişi şirketler arasında bağ bulunduğunu ve mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 04.08.2009 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin dışında takip adresinde yapılmıştır. Haciz sırasında işyeri çalışanı … işyerinin 3.kişi şirkete ait olduğunu belirtmiş ve aynı anda … isimli kişinin hazır olduğu haciz tutanağında belirtilmiştir. İİK’nun 8. maddesine göre icra tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğindedir.
Dosya içerisinde mevcut belgelerden 3.kişi şirketin borcun doğumundan sonra 06.05.2009 tarihinde … ve … tarafından kurulduğu, … %90 hissedar olduğu görülmüştür.Bilahare istenilen Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından …’in ve haciz sırasında hazır bulunan … ve …’in de borçlu şirketin sigortalı işçileri olduğu, haciz adresinde önceden borçlu şirketin faaliyette bulunduğu, diğer ortak A…n ticaret sicilindeki ikametgah adresinin borçlu şirket ortaklarının ikametgah adresleri ile aynı adres olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde,borçlu şirketin borcun doğumundan sonra alacaklılardan mal kaçırma amacı ile sigortalı işçisi adına davacı 3.kişi şirketi kurdurarak,danışıklı olarak işyerini devrettiği,kendi işçilerinin aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.Danışıklı işyeri devrinin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, mahkemece davacı alacaklının davasının kabulü gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 10.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.