YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4704
KARAR NO : 2011/8901
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (Alacaklı) vekili ile katılma yoluyla davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından müvekkilinin eski nişanlısı olan borçlu aleyhine Hatay 3.İcra Müdürlüğünün 2008/1890 sayılı dosyasından yürütülen takipte, 29.6.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait evdeki menkullerin haczedildiğini, davacı ile borçlunun aynı evi paylaşmadığını, nişanlılığın da sona erdiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ile borçlunun gayri resmi evli olup, aynı adreste oturduklarını ve mahcuzlara müştereken sahip olduklarını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu cevap vermemiştir.
Mahkemece; zabıta tahkikatı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili ile katılma yoluyla davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacı 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davalarında alacak tutarı ile haczedilen malların değerinden hangisi daha az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin III.kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; mahkemece, davacı taraf yararına takip konusu alacak miktarından daha az olan mahcuz malların değeri olan 7.600,00 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve H.M.K.nun 370/2.maddesi gereğince (HUMK.nun 438/7.maddesi) düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının vekalet ücreti ile ilgili olan (6) nolu bendindeki “360,00 TL.” rakamının hükümden çıkartılarak yerine “912,00 TL.” rakamının yazılmasına ve hükmün davacı taraf yararına bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 433,04 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.