YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4878
KARAR NO : 2011/12502
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine vergi borcu nedeni ile takip yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Kamuran’ın üzerine kayıtlı taşınmazını mal kaçırma amaçlı davalı …’ye sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece borçlu davalı … tarafından diğer davalı …’ya yapılan satışta bağış kastının bulunmadığı, yapılan işlemin taşınmazın asıl malikine devrinden ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece davalı … tarafından diğer davalı …’ya yapılan satışta bağış kastının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
6183 sayılı Yasanın 28/1 maddesine göre “üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlarıyla, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar” bağışlama hükmünde olup
davalıların iyi niyetli olmaları önem arz etmemektedir. Somut olayda davalı borçlu Kamuran, davalı …’in annesi olup, bu durum dosya kapsamı ve nüfus kaydından da anlaşılmaktadır. Bu bakımdan borçlu ile davalı arasında yapılan tasarrufun bağışlama hükmünde olduğu ve bu derece yakın akrabalar arasında yapılan satışlarda iyiniyetin dikkate alınmaması nedeniyle davanın kabulüne ve davalılar arasında yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.