YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5223
KARAR NO : 2011/12216
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, … 22.İcra Müdürlüğünün 2009/3013 sayılı takip dosyasından, 05.02.2009 tarihinde borçluların işyerinde yapılan haciz sırasında davalı 3.kişier
lehine istihkak iddiasında bulunulduğundan İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişilerin istihkak iddialarının reddine karar verilmesini talep etmiş, 3.kişiler ise anılan takip dosyası ve aynı hacizle ilgili olarak ayrı ayrı İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davaları açmış ve davalar arasında irtibat bulunduğundan mahkemece birleştirme kararı verilerek, alacaklı tarafından açılan ilk dava ile birleştirilmiştir.
Davalı-davacı 3.kişiler, işyerinin borçlularla ilgisi olmadığını, onların adresten ayrılmalarından sonra boş olarak işyeri sahibinden kendilerinin kiraladıklarını alacaklının açtığı davanın reddi ile kendi açtıkları davanın kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı borçlu … Dağıtım Ltd şirketi vekili, haciz adresindeki faaliyetlerine son verip, 42 nolu işyerinde faaliyetlerine devam ettiklerini hacizli mallarla ilgilerinin olmadığı belirtmiş, diğer borçlu … duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, tanık beyanları, SGK, Vergi İdaresi … Türk Bankası yazıları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, borçlular ile 3.kişilerin uzun yıllardır süren ticari ilişkileri olduğu, hatta borçlu şirket yetkilisinin kendisine ait taşınmazları 3.kişi lehine ipotek verdiğini, sıkı bir ticari birliktelik, dostluk ve yakınlık olduğu, borçluların dükkanları terk etmelerinden kısa bir süre sonra 3.kişiler tarafından boş olarak kiralanıp, borçlu ile aynı konuda ve aynı sektörde işyeri açmaları, açılan işyerlerinde borçluların elemanlarının aynen çalışmaya devam etmesi, aynı kitapların satışa sunulması yaşam deneyimlerine aykırı olup, yapılan işlemler danışıklı işyeri devri niteliğinde olduğundan bahisle davacı-davalı alacaklının davasının kabulüne, davacı-davalı 3.kişilerin davalarının reddine karar verilmiş; hüküm davacı–davalı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve borçlulara ait farklı şehir ve adreste bulunan birden fazla işyerinin, borcun doğumundan sonra, borçluların faaliyetine son vermesinden çok kısa bir süre sonra, tüm işyerlerindeki çalışanların aynı işyerinde
çalışmaya davam ederek aynı konuda faaliyette bulunan davacı-davalı 3.kişi şirketler tarafından işletilmeye devam edilmesi,borçlu şirket yöneticisi olarak demeç veren …’in dava konusu 861.sokak 23.nolu adresteki haciz sırasında işyerini Kitappark’tan (borçlu … …”a ait şirket)devir aldıkları yönündeki açıklamaları karşısında borçlular ile davacı-davalı 3.kişiler arasında örtülü işyeri devri olduğu, devrin bir an için danışıklı olmadığı düşünülse dahi BK’nun 179.maddesi gereğince devir alan şirketlerin devraldıkları işletmenin borçlarından sorumlu olacağına göre davacı-davalı 3.kişiler vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 798,05 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı K.davalı 3.kişilerden alınmasına 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.