YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/548
KARAR NO : 2011/6455
KARAR TARİHİ : 21.06.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Tarsus 2.İcra Müdürlüğünün 2009/4227 Esas sayılı dosyasından, davacı şirkete ait malların 14.01.2010 tarihinde haczedildiğini, bu malların borçlu hakkında yaptıkları takipteki ihaleden alacağa mahsuben satın aldıktan sonra borçlunun daha fazla mağdur olmaması için yeniden borçluya kiraya verildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve davacı arasındaki takibin alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu malların borçlu şirket adresinde ve yetkilisi huzurunda haczedildiğinden İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararına olduğu, davacının borçlu hakkında yaptıkları ihaleden satın aldığı malları yeniden borçluya bırakılması halinde mülkiyetin alıcıya geçmeyeceği ve ayrıca ihaleye esas takip dosyasının danışıklı olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ülkemizde menkul eşyanın bu şekilde hacizden alınıp kiraya verilmesi biçiminde bir gelenek mevcut olmadığı gibi 3.Kişinin, borcunu ödeyemeyen, eşyaları satılan bir borçluya kira sözleşmesi ile aynı menkul eşyaları kiralaması hayatın olağan akışına da aykırıdır. Satın alma ve kiralama borçluyu müteakip hacizlerden korumaya yönelik bir eylem biçimine dönüşmektedir. Danışıklı (muvazaalı) olduğu çok açık bir biçimde belirgin olan satın alma işlemi ve kira sözleşmesinin hukukça korunamayacağına göre davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25. TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 21.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.