Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5481 E. 2012/4282 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5481
KARAR NO : 2012/4282
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik/sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek 5.889.39 TL tedavi giderinin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili, gerçek zarar ve kusur durumuna göre poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre davanın kabulüne, 5.889.39 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-1086 sayılı HUMK.’nun 455. maddesi (6100 sayılı HMK.’nun 305. maddesi) uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Mahkemece, davacı vekili lehine kararda unutulan vekalet ücretine tavzih yoluyla hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tedavi gideri istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK.’nun 275. (6100 sayılı HMK.’nun 266. maddesi) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
O halde mahkemece, dava konusu olaya ilişkin ceza dosyası da incelenerek, trafik kusur uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4- 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartlarının B.2.b. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Somut olayda, davalı … şirketinin, tarafları ve konusu aynı olup açılmamış sayılmasına karar verilen Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/56 Esas ve 2010/378 Karar sayılı davanın açıldığı 29.01.2008 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken, kaza tarihinin esas alınması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.