Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5569 E. 2011/12336 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5569
KARAR NO : 2011/12336
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ :Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı- k.davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle “mahkemece istihkak iddiası olmaksızın icra memurunun kendiliğinden İİK 99. madde gereğince haciz yapmasının yasaya aykırı olduğu, olmayan istihkak iddiasının reddi istemiyle açılan eldeki davanın “çoğun içinde az da vardır” prensibi gereği icra memurunun İİK 99. madde uyarınca haciz yapılmasına dair işlemini şikayetide barındırdığı gerekçesiyle davanın şikayet olarak kabulüne 15.02.2008 tarihinde haczedilen mallarla ilgili İİK 99. madde gereğince alacaklı vekiline süre verilmesine dair memur işleminin iptaliyle haczedilen malların istihkak iddiasına konu olmaksızın haczedildiğinin kabulüne karar verilmiş ise de 15.02.2008 tarihli haciz tutanağında haciz mahallinde hazır bulunan …’ın davalı 3. kişi şirketle ilgili istihkak iddiasında bulunduğu
İcra müdürlüğünün hatalı işlemi ile açıkca istihkak iddiasının açıkca haciz tutanağına yazılmaması sonucunun davacı 3. kişiye yükletilmesinin mümkün olmadığı davacı alacaklının 22.02.2008 tarihli dava dilekçesinde davalı 3. kişi şirketin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istediğinden mahkemece istihkak davası prosedürü çerçevesinde davanın esasının incelenmesi davacı alacaklının davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istemin şikayet olarak nitelendirilmesi ve icra memuru işleminin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada borçlu şirket ortaklarından … bir ara davalı 3. kişi şirkette müdürlük yapmış ve borçlu şirkette çalışan işçilerin bir kışmı istihkak iddiacısı şirkette çalışmaya başlamış ise de her iki şirketin ortakları ve adreslerinin farklı olduğu akrabalık ilişkisinin iddia ve ispatlanamadığı, iki şirket arasında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosyadaki mahcuzlar ile esas sayılı dosyadaki mahcuzlar aynı olduğundan ayniyet nedeniyle bu dava hakkında ayrıca bir karar verilmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı 3. kişinin inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş hüküm davacı-birleşen davanın davalısı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Esas dava İİK.nun 99. madde gereğince alacaklı tarafından açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması birleşen dava ise İİK.nun 96. maddegereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Somut olayda dava konusu haciz borçlu şirket ortağı …’ın huzurunda yapılmıştır. … aynı zamanda davalı 3.kişi şirketinde 27.6.2007-7.2.2008 tarihleri arasında müdürlüğünü yapmıştır. Davacı 3.kişi şirket takip konusu borçtan 3 ay önce 22.3.2007 tarihinde kurulmuş ise de ticari faaliyetlerine borçlu şirketin adresinde ve borçlu şirketten ayrılan yaklaşık 25 işçi ile devam ettiği Ticaret, SGK kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabittir. Davacı 3.kişi şirket ile borçlu şirketin müşterileri faaliyetler alanları da aynı aynı olup 9.4.2008 tarihli haciz tutanağından da birlikte çalıştıkları anlaşılmaktadır. Davalı 3.kişinin delil olarak sunduğu mahcuzlara ilişkin fatura ödemelerinin bir
kısmının da Borçlu şirket ortağı … (25.6.2007 tarihli 10.000 USD ödeme) tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kapsamı hukuki ve maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde borçlu ile davalı 3.kişi şirket arasında organik bağ bulunduğu, taraflar arasındaki işyeri devrinin muvazaalı yapıldığı, bir an için devrin muvaazalı olmadığı kabul edilse bile devrin İİK 44.maddedeki yasal koşulların yerine getirilerek yapıldığının iddia ve ispatlanamadığı, BK 179.madde gereğince devralınan işletmenin borçlarından devralan şirketin de sorumlu olduğu gerekçesiyle esas davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına; birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-k.davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı alacaklıya geri verilmesine 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.